Başkanlar “YENİ”yi istiyor, Parti temkinli davranıyor

Siyasetin hızı bazen şaşırtıcı oluyor. 24 Temmuz’da kurulan YENİ Parti’nin daha ilk haftasında CHP’li belediye başkanlarından yoğun bir geçiş talebiyle karşı karşıya kalması, Türk siyasetindeki depremin büyüklüğünü gösteriyor. Yaklaşık 200 belediye başkanının parti yönetimine geçiş için onay beklediği konuşuluyor. Bu rakam, yerel yönetimlerdeki dengelerin nasıl hızla değişebileceğinin de habercisi.

Özgür Özel’in liderliğindeki YENİ Parti, ilk Parti Meclisi toplantısında “A Takımı”nı belirledi. MYK’sini oluşturdu, yetki aldı ve “iktidar yürüyüşünün ilk adımı” tespitini yaptı. Örgütlerden sorumlu Ensar Aytekin, yurtdışı örgütlenmeden sorumlu Nurhayat Altaca Kayışoğlu gibi tecrübeli isimlerle hızlı bir seferberlik başlattı. Parti kurmayları, milletvekili sayısının kısa sürede 100’e ulaşacağını öngörüyor. “Duygusal nedenlerle” CHP’de kalan bazı isimlerin de yakında katılacağı beklentisi yüksek.

Ancak en kritik konu belediyeler. YENİ Parti yönetimi, aceleci davranmıyor. Hızlı ve toplu transfer yerine kademeli geçiş modeli üzerinde çalışıyor. Yerel yönetimlerden sorumlu Yaşar Tüzün başkanlığındaki heyet, her belediyenin meclis aritmetiğini, muhalefet blokundaki dengeyi tek tek inceliyor. Bu temkinli yaklaşım akılcı. Çünkü bir belediye başkanının partisinden ayrılması, meclis çoğunluğunu riske atabilir, hizmetleri aksatabilir, yerel halkta kafa karışıklığı yaratabilir.

Denizli’den gelen mesajlar, bu sürecin ne kadar hassas yürütüldüğünü gösteriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, basına yaptıkları açıklamalarda “bireysel değil, kolektif karar” vurgusu yaptı. Çavuşoğlu’nun “Sayın Özgür Özel’in yolculuğu bizim için bir kılavuzdur” sözü dikkat çekici. Aynı zamanda “15 ilçe belediye başkanıyla birlikte organize bir yolculuk” vurgusu yapıyor. Şeniz Doğan da sürecin henüz netleşmediğini, başkanların bir araya gelip ortak değerlendirme yapacaklarını belirtiyor.

Bu tutum hem sorumlu hem de stratejik. Seçilerek gelinen koltuklar, kişisel hırsların değil, kolektif aklın konusu olmalı. Belediye başkanları, “ben geçiyorum” diyerek yerel dinamikleri altüst ederse, asıl kaybeden seçmen olur.

YENİ Parti’nin önünde önemli bir sınav var: Heyecanı yönetmek. 200’e yakın belediye başkanı talebi, partiye büyük bir fırsat sunuyor ama aynı zamanda büyük bir risk. Bu transferler iyi yönetilirse Türkiye’de muhalefetin yeni bir merkezine dönüşebilir. Kötü yönetilirse, hem CHP’de hem yeni oluşumda kırılmalara, tartışmalara yol açabilir.

Siyasetin en zor kısmı tam da burası: Heyecanla temkini, hız ile istikrarı aynı anda götürebilmek. Özgür Özel ve ekibi şimdilik temkinli duruşu tercih ediyor. Başkanlar “Yeni”yi istiyor ama “yeni”nin de bu taleplere hazır ve sorumlu cevap verebilmesi gerekiyor.

Önümüzdeki haftalar, sadece sayıların değil, siyaset tarzının da değişip değişmediğini gösterecek.

{ "vars": { "account": "UA-108757569-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }