Ülkemizde 1961 yılında kabul edilen ve basın çalışanlarına bazı haklar ve yasal güvence sağlayan 212 sayılı Basın İş Kanunu’nun Resmi Gazete’de yayınlanışı nedeniyle her yıl 10 Ocak tarihinin Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlandığını belirten Boyacı, “Söz konusu düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyordu. Bu yasa ile kendilerine yüklenen sorumlulukları kabul etmek istemeyen 9 gazete patronu ortak bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapadıklarını duyurmuşlardır. “Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler, boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımlamışlardır. Basın çalışanları bugün 1961 yılında elde ettikleri kazanımların bir bölümünü de kaybetmişlerdir” dedi.
GAZETECİ NİTELİKLERİ YASAL STATÜYE KAVUŞTURULMALIDIR
Basın sektörünün ekonomik sorunların yanı sıra yasal düzenleme eksiklikleri, basın özgürlüğü, yetişmiş eleman sıkıntısı, teknik altyapı, istihdam ve etik değerlerin farkında olmadan ya da bilerek ötelenmesi gibi önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Boyacı, “Gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duyuyoruz. Ciddi bir sorumluluk taşıyan bu mesleği, yasal düzenleme olmadığı için dileyen herkes yapabilmektedir. Yeni kavramlarla daha karmaşıklaşan bu alan yeniden düzenlenmelidir. Gazeteci, sosyal medyayla hayatımıza giren Youtuber, influncer, sosyal medya fenomeni gibi tanımlardan ayrıştırılarak mesleki yetkinlik ve donamım kriterleri ile hak ettiği statüsüne kavuşturulmalıdır. 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun, yıpranma hakkından yıllık izinlere, tazminat hakkından fazla mesaiye kadar geniş bir yelpazede ele alınarak güncellenmelidir. Meslektaşlarımızın emeklilikte fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmesi için basın kartı şartı kaldırılmalıdır.” diye konuştu.
DÖNÜŞÜME UYUM SAĞLAMALIYIZ
Demokrasilerde temel unsurlardan biri olan medyanın yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Boyacı, “Türk Ceza Kanunu, Basın Kanunu ve Dezenformasyon Yasasında basın özgürlüğünü kısıtlayıcı birçok madde yer alıyor. Öte yandan dijitalleşme, yapay zeka, sosyal medya ağlarının iletişimde getirdiği yenilikler, geleneksel medyanın etkisini her geçen gün azaltmaktadır. Basın kuruluşlarının ve gazetecilerin yoğun emek harcayarak ürettikleri haber ve içerikler için telif ödemeyen bu küresel sosyal ağlar, başta Anadolu basını olmak üzere medya kuruluşlarının zor bir dönem yaşamasında da önemli bir pay üstlenmektedir. Bu dönüşüm sürecinde Anadolu basını küresel ağlar karşısında uğradığı haksız rekabet karşısında yasal düzenlemeler yapılarak korunmalı, küresel şirketlere bazı yükümlülükler getirilmelidir” dedi.
ANADOLU BASININA DESTEKLER SAĞLANMALI
Anadolu basınının zor bir dönemden geçtiğini vurgulayan DGC Başkanı Boyacı, “Halkı bilgilendirmek için mesai mevhumu gözetmeksizin 24 saat görevini yerine getirmeye çalışan basın mensupları, sendikal örgütlemeden, özlük haklarının iyileştirilmesine, görevini yaparken tehdit ve şiddete maruz kalmasından, mesleğinin itibarsızlaşmasına kadar çok sayıda olumsuzlukla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle Anadolu basını artan maliyetler nedeniyle zor bir süreçten geçmektedir. Yüksek uydu kiraları, her geçen gün artan baskı maliyetleri, sosyal medyanın yaygınlaşması ile özel sektör reklam gelirlerindeki düşüşler basın kuruluşlarının ayakta kalmasını zorlaştırmaktadır. Yaşanan zorlu süreci aşmak için kamu kuruluşlarının yanı sıra meslek örgütleri de çözüm arayışlarına öncülük etmeli, basın kuruluşları ve çalışanları güç birliği yapmalı, değişime ayak uydurmalı. Tüm sorunlarımıza rağmen meslektaşlarımın Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, daha güzel şartlarda 10 Ocak’ları kutlamayı diliyorum“ ifadelerini kullandı.