Denizli Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, yaklaşık 2 yıl önce depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Yıkım sırasında yeni ve modern bir bina yapılacağı, projelerin hazır olduğu ve bütçenin TBMM tarafından onaylandığı kamuoyu ile paylaşıldı. Ancak aradan geçen süreye rağmen yeni bina için herhangi bir inşaat çalışması başlatılmadı.
MEVCUT KOŞULLAR VE SORUNLAR
Öğrenciler ve personel, eğitim-öğretime uygun olmayan koşullarda faaliyetlerini sürdürüyor. Dersliklerin ısıtması eski klimalar ve ilkel ısıtıcılarla sağlanırken, hocaların çalışma odalarının yetersiz olduğu belirtiliyor. Sendika, bu durumun afete maruz kalmış bölgelerdeki mağduriyetten farksız olduğunu ifade ediyor.
DİŞ HEKİMLİĞİ İNŞAAT ALANI TABELASI
Bu yıl okulun tabelasının sökülerek yerine “Diş Hekimliği İnşaat Alanı” tabelasının asıldığı öğrenildi. Bu karar alınırken personel ve öğretim üyeleriyle istişare yapılmadığı, tepeden inme bir uygulama olduğu kaydedildi. Personelin bir kısmıyla yapılan toplantıların ise bilgi vermekten ziyade uygulamaları kabul ettirmeye yönelik olduğu ileri sürüldü.
TAŞINMA PLANLARI
Yakın zamanda YÖK’ten onay alındığı ve Meslek Yüksekokulu’ndaki 3 bölümün Eylül ayında Denizli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bir binanın ikinci katına taşınacağı bilgisi paylaşıldı. Diğer bölümlerin de farklı bölgelere dağıtılacağı belirtiliyor. Sendika, bu uygulamanın hayata geçmesi halinde Uçaklı Okul’un tarih sahnesinden silineceğini ve okulun arsasının akıbetinin belirsizliğini koruduğunu vurguladı.
EĞİTİM SEN’DEN AÇIKLAMA
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Denizli Şubesi olarak, yetkililerden beklentimiz; son derece değerli bir arsa üzerinde bulunan ‘Uçaklı Okul’daki (Denizli Teknik Bilimler MYO) eğitime, öğretime, öğrenciye, personele ve paydaşlarına hiçbir şekilde faydası olmayan uygulamalara son verilmesidir. Ayrıca yukarıda açıkladığımız belirsizliklerin bir an önce giderilmesi, sürecin şeffaf bir biçimde ve ortak akılla yürütülmesi gereğinin de altını bir kez daha çiziyoruz.”