DENİZLİ HABERLERİ

Eğitim-Sen: “Okullarda Şiddete Yeter!”

İstanbul Çekmeköy’de bir meslek lisesinde düzenlenen bıçaklı saldırı sonucu öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim-Sen, ülke genelinde iş bırakma eylemi başlattı ve basın açıklamaları düzenledi.

Denizli’de Çınar Meydanı’nda toplanan Eğitim-Sen üyeleri, okullardaki şiddet olaylarının münferit olmadığını belirterek Milli Eğitim Bakanlığı’nı ihmalle suçladı ve acil önlem talebinde bulundu. Sendika, öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanması ve mesleki itibarın korunması için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Çınar Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasını Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir okudu. Açıklamada, 2 Mart 2026 tarihinde Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrencinin yaralandığı, yaralılardan öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği hatırlatıldı.

Sendika, “Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık” ifadelerine yer verdi.

YAŞAMINI KAYBEDEN ÖĞRETMENE BAŞSAĞLIĞI

Açıklamada, hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı dilendi. Yaralanan öğretmen ve öğrenciye de acil şifalar temennisinde bulunuldu. Eğitim-Sen, bu olayın tek bir bireysel öfke sonucu olmadığını, okullarda uzun süredir artan şiddet vakalarının ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.

BAKANLIĞA SORUMLULUK YÜKLEYEN İFADELER

Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yıllardır yaptığı uyarıları dikkate almadığı ve kalıcı önleyici politikalar üretmediği vurgulayarak, “Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini gösteriyor.” Diye konuştu.

“ŞİDDET BİREYSEL NEDENLERE DAYANMIYOR”

Açıklamada şiddetin yalnızca bireysel nedenlere dayanmadığı, medyada, siyasette ve bürokraside kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin, öğretmenleri hedef gösteren söylemlerin bu iklimi beslediği belirtildi. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirildiği, eğitimin bilimsel niteliğinin gözetilmediği uygulamaların okulları güvenli öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırdığı kaydedildi. Derinleşen yoksulluk, gençlerdeki geleceksizlik duygusu, yetersiz rehberlik hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarının eksikliğinin de şiddet riskini artıran faktörler arasında sayıldı.

YETKİLİLERE YÖNELİK SOMUT TALEPLER

Hüseyin Özdemir konuşmasında, Milli Eğitim Bakanlığı ve yetkililere yönelik çağrıda bulundu. Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politikanın derhal hayata geçirilmesi istendi. Talepler arasında rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, her okulda yeterli uzman personel görevlendirilmesi, risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanması, şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı eylem planı hazırlanması ve eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak net tutum alınması yer aldı.

SALDIRININ AYDINLATILMASI TALEP EDİLDİ

Özdemir, Çekmeköy’deki saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, ihmali bulunanların tespit edilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı. “Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir” ifadeleri kullanıldı. Eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ortamı talebinin en temel hak olduğu belirtildi.

{ "vars": { "account": "UA-108757569-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }