☰
✕

HAYATIMIZIN ARKETİPLERİ

Her gün sabah kalktığımızda elinizdeki ipe bir inci tanesi taktığınızı, doğduğunuz andan itibaren her batan güneşle o ipteki boncukların dizildiğini hayal edin. Her bir günün içinde yaşadığınız anılar toplamı her inci tanesi içinde ziplenmiş bir şekilde yerleşir. Davranışlarınız, seçimleriniz, kalıplarınız ve olmazsa olmaz arketipleriniz yani kahramanlarınız.

İnsan karşılaştığı zorluklara karşı kendini korumak ve yoluna devam etmek için kendi içindeki arketipleri keşfetmek zorundadır. Bu keşif bize onlara soru yönlendirip, cevap bulacağımız bilge taraflarımızı bulma yolculuğu da olabilir; bize engel olan korkularımızı, bastırdığımız duygularımız ile yüzleşmekten korktuğumuz yönlerimizi gölgelerden çıkardığımız bir keşif de olabilir. Bu keşif dalgalarının boyutu o kadar genişleyebilir ki ; mesela, içinizdeki anne arketipi sadece biyolojik annemizi temsil etmez. Aynı zamanda, koruyan, besleyen ve büyüten tüm figürleri içine alır. Hatta kendi kendine konuşan şefkatli sesiniz bile bu dalgaya dahil olur.

Ben yirmi yıl önce bu işe genç sanatçılarla röportaj yaparak onlara ses olmaya çalışmakla kendi içimdeki halkalara yenisini eklemek istemiştim. Ondan önce beraber çalışma fırsatı bulduğum onca insan, stajyerlerim. Dediğim gibi bu o kadar büyük bir okyanus ki kendi çocuklarınız, yeğenleriniz, komşularınız ne kadar çok hayata dokunup onların arketiplerini harekete geçirirseniz, sizin her gün taktığınız inci taneleri içinde daha çok anlam ve ruh birikir.

Biliyorum Dünya o kadar kötü ve kirli ki, aynı zamanda biliyorum ki her şeye rağmen küçük dalgalar bizi kurtaracak.

Bir öğretmenin-türlü türlü sıkıntısı varken- bir öğrenciyi cesaretlendirmesi,

Birine zor bir zamanda-hiç hak etmemesine rağmen- gösterilecek merhamet,

Bir yazarın bir cümlesi ile- şimdi benim yapabileceğimi umduğum gibi-yapabilmek akıntıya karşı dayanma gücünü kendimizde bulabilmenin sihirli tarafıdır.

{ "vars": { "account": "UA-108757569-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }