Baş ağrısı, toplumda genellikle geçici ve basit bir rahatsızlık olarak algılansa da nörolojik bir hastalık olarak değerlendirilmesi gereken durumlarda ortaya çıkmaktadır. Doç. Dr. Nesrin Ergin, “Baş ağrısı, çoğu zaman basit bir şikâyet olarak görülse de özellikle migren ve gerilim tipi baş ağrıları söz konusu olduğunda, bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen nörolojik bir hastalık olarak değerlendirilmelidir” dedi. Dünya genelinde yaygın görülen bu durum, iş gücü kaybına, sosyal yaşamda kısıtlamalara ve psikolojik yüklerin artmasına yol açabilmektedir. Özellikle genç ve üretken nüfusu etkilemesi nedeniyle baş ağrıları önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir.
MİGRENİN BELİRTİLERİ VE TETİKLEYİCİLERİ NELERDİR?
Migren, zonklayıcı nitelikteki baş ağrısı, bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerle kendini gösteren karmaşık bir beyin hastalığıdır. Doç. Dr. Ergin, “Türkiye’de her 5 kadından biri ve her 10 erkekten biri migren ile yaşamaktadır” diyerek hastalığın yaygınlığına işaret etti. Genetik yatkınlığın migren gelişiminde belirleyici rol oynadığını belirten uzman, stres, düzensiz uyku, açlık, hormonal değişiklikler ve çeşitli çevresel faktörlerin atakları tetikleyebileceğini ifade etti. Bu nedenlerle migren tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve tetikleyici unsurların kontrolünün de tedavinin ayrılmaz parçası olduğu vurgulandı.
DOĞRU TANI VE TEDAVİ İÇİN UZMAN DEĞERLENDİRMESİ ŞART
Baş ağrılarında en kritik noktalardan birinin doğru tanı konulması olduğu belirtildi. Doç. Dr. Nesrin Ergin, “Baş ağrılarında doğru tanı, gereksiz tetkiklerin önlenmesi ve uygun tedavinin erken başlanması açısından büyük önem taşır. Özellikle ani başlayan, giderek şiddetlenen veya alışılmışın dışında özellikler gösteren baş ağrılarında uzman değerlendirmesi gereklidir” uyarısında bulundu. Ani ve şiddetli baş ağrıları ya da daha önce yaşanmayan özellikteki ağrılar acil tıbbi müdahale gerektirebilmektedir.
BAŞ AĞRISI TEDAVİSİNDE UMUT VEREN GELİŞMELER
Günümüzde baş ağrısı ve migren tedavisinde kaydedilen ilerlemeler sayesinde hastaların önemli bir kısmında atakların sıklığı ve şiddeti azaltılabilmektedir. Doç. Dr. Ergin, “Uygun tedavi yöntemleriyle hastaların büyük bir kısmında atak sıklığı ve şiddeti azaltılabilmektedir. Buna rağmen baş ağrısının sıklıkla ihmal edilmesi, hastalığın kronikleşmesine neden olabilmektedir” dedi. Uluslararası Baş Ağrısı Haftası kapsamında, baş ağrısının ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğu ve doğru tanı ile tedaviyle kontrol altına alınabileceği mesajı verildi. Toplumda farkındalığın artırılması ve bilimsel bilgiye dayalı yaklaşımların yaygınlaşması hedeflenmektedir.