YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda suça sürüklenen çocuklara ilişkin kanun teklifinin birinci maddesi üzerine söz aldı. Arpacı, “Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir” dedi. Konuşmasında çocuk adaletinin başarı ölçütünü de şu sözlerle ifade etti: “Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür.”
ARPACI ÇOCUK MAĞDURİYETİ VE SUÇ RAKAMLARINI AKTARDI
Arpacı, son yıllarda cinayete kurban giden gençlerin isimlerini sıraladı. Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı, Gülden Coni, Fatih Acacı, Kıvanç Uman, Murat Duha Yıldız, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır, Eyüp Arıcı ve İzmir’de kalbinden bıçaklanan Mehmet’in isimlerini andı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarında kaybedilen çocukların acısının hâlâ taze olduğunu kaydetti. 2025 yılında mağdur olan çocuk sayısının 268 bin olduğunu, bunların yüzde 60’ının yaralanma suçundan mağdur edildiğini belirtti. Bir yılda suç işleyen çocuk ve genç sayısının 200 bin olduğunu ifade etti. Bu durumun suç örgütleri, kötü yaşam koşulları, eğitim sistemi, ekonomik zorluklar ve ruhsal problemlerle bağlantılı olabileceğini söyledi. Ailelerin sokak güvenliği nedeniyle çocuklarını büyükşehirlerde okutmak istemediğini, yetişmiş insan gücünün yurt dışına gittiğini ve gençlerin ülkeyi terk etme eğiliminde olduğunu aktardı. Arpacı, “Yirmi yılda ülkeyi derin yoksulluğa sürükleyen, hukuku keyfî uygulamalarla işlemez hâle getiren, düşünce, ifade ve sosyal medya özgürlüğünü ortadan kaldıran sizsiniz. Uyuşturucu baronları başta olmak üzere, suç örgütleriyle mücadele ediyormuş gibi yaparak ülkeyi bu hâle getirdiniz; suçlusu da sorumlusu da sizlersiniz” dedi.
ATEŞLİ SİLAH SAKLAMA DÜZENLEMESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME YAPILDI
Teklifin birinci maddesinde ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan ve çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü hatırlatan Arpacı, düzenlemenin amacını doğru bulduğunu belirtti. “Elbette bir evde silah bulunuyorsa o silahın çocuğun eline geçmesini önlemek yetişkin bir bireyin en temel sorumluluklarından biridir. Silahı çocuğun rahatça ulaşabileceği bir yerde bırakmak basit bir ihmal değildir, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir sorumsuzluktur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır” diye konuştu. 2020-2025 yılları arasında çocukların karıştığı organize suç olaylarının yüzde 236 arttığını kaydetti. Bu verinin suç örgütlerinin çocukların yoksulluğundan, yalnızlığından, okullarından kopuşundan ve gelecek kaygısından yararlandığını gösterdiğini ifade etti. Çocukların uyuşturucu taşımada, silah saklamada, gözcülükte ve şiddet eylemlerinde kullanılmasının yalnızca asayiş meselesi olmadığını, çocuk koruma sisteminin zamanında çalışmadığını ortaya koyduğunu söyledi.
ÖNLEYİCİ KAMU DÜZENİ ÇAĞRISINDA BULUNULDU
Arpacı, teklifin gerekçesinde yoksulluk, aile içi şiddet, eğitimden kopuş ve sosyal hizmet eksikliğinden söz edildiğini ancak çözüm bölümünde cezaların artırıldığını, infazın ağırlaştırıldığını ve aileye yeni ceza hükümleri getirildiğini belirtti. Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları ile yerel yönetimlerin aynı çocuk için birlikte çalışması gerektiğini vurguladı. “Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir” dedi.