Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı, Denizli’nin Milli Mücadele’deki tarihi rolünü yeni nesillere aktarmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Yaşasın Vatan! O Vakit Üç Taş, Şimdi Kalem!” isimli eğitsel ve etkileşimli sergide çocuklar bağımsızlık mücadelesinin ruhunu yaşayarak öğrenirken, aynı etkinlik kapsamında düzenlenen basın toplantısında ise Denizli’nin Milli Mücadele hafızasının müze ve anıtlarla geleceğe taşınması gerektiği vurgulandı.
15 Mayıs’a kadar açık kalacak sergiye özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Vakfın danışmanı Prof. Dr. Süleyman İnan küratörlüğünde hazırlanan sergide öğrenciler, Milli Mücadele kahramanlarını, Tekâlif-i Milliye emirlerini ve halkın bağımsızlık mücadelesine verdiği desteği yakından tanıma fırsatı buldu.
Pamukkale Üniversitesi öğrencilerinin rehberlik ettiği sergide çocuklar, hazırlanan görsel materyaller aracılığıyla dönemin atmosferini hissederken, gerçek bir İstiklal Madalyasını inceleyip Atatürk Marşı eşliğinde Cumhuriyet ruhunu yeniden yaşadı.
ÇOCUKLAR TARİHİ YAŞAYARAK ÖĞRENDİ
Sergide yalnızca savaş yılları değil, Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte yaşanan toplumsal dönüşüm de çocuklara anlatıldı. Vakıfta kalıcı olarak yer alan Atatürk ve Cumhuriyet temalı bölümde; eğitimden sosyal yaşama kadar birçok alanda gerçekleştirilen yenilikler öğrencilere aktarıldı.
SERGİNİN ENERJİSİNDE TARİHİ HAFIZA ÇAĞRISI
Sergi devam ederken, Vakıf binasında basın temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan akademisyenler, araştırmacılar ve kültür insanları, Denizli’nin Milli Mücadele dönemindeki kritik rolünün yeterince görünür olmadığını belirterek, şehirde kalıcı bir hafıza mekânına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Toplantının açılışını yapan Ali Abalıoğlu, Denizli’nin Milli Mücadele döneminde önemli bir görev üstlendiğini, o dönemde Kurtuluş Savaşına büyük katkılar sunduğunu hatırlattı.
Ardından söz alan Prof. Dr. Süleyman İnan, yaklaşık çeyrek asırdır yayımlanan “Geçmişten Günümüze Denizli” dergisinin Denizli tarihine önemli katkılar sunduğunu söyledi. Ancak bu çalışmaların yalnızca yayınlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten İnan, Milli Mücadele Müzesi, anıtı ya da hafıza mekânı oluşturulmasının artık bir ihtiyaç haline geldiğini dile getirdi.
“KAHRAMANLAR ANCAK HATIRLANIRSA YAŞAR”
Prof. Dr. Ercan Haytoğlu ise konuşmasına İzmir’in işgalinin yıldönümünü hatırlatarak başladı. 15 Mayıs 1919’dan itibaren Milli Mücadele ateşinin yanmaya başladığını belirten Haytoğlu, bağımsızlık mücadelesine katılan insanların ancak hatırlandıkları sürece yaşayacağını ifade etti.
Denizli’de Milli Mücadele kahramanlarını anlatan somut eserlerin eksikliğine dikkat çeken Haytoğlu, bu hafızanın gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söyledi.
“ÜÇ TAŞ RUHU GELECEĞE TAŞINMALI”
Prof. Dr. Turgut Tok da Denizli tarihindeki kırılma anlarına değinerek, 15 Mayıs 1919’un kent açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Tok, Milli Mücadele döneminde kadın erkek tüm Denizli halkının verdiği desteğin görsel bir hafıza alanıyla temsil edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Üç taş ruhunun geleceğe taşınması ancak bu şekilde mümkün olabilir” dedi.
“Geçmişten Günümüze Denizli” dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Gökmen, Milli Mücadele döneminde yaşanan tartışmalı olayları ele aldığı “İsyan İsyan Dedikleri” kitabına değinirken, derginin yayın kurulu üyelerinden Faruk İnceoğlu ise Denizli halkının cepheye yaptığı yardımları anlattı. İnceoğlu, vakıf binasının geçmişte un fabrikası olarak faaliyet gösterdiğini ve cepheye un sevkiyatında önemli rol oynadığını söyledi.
“DENİZLİ HAKSIZ ŞEKİLDE SUÇLANDI”
Hüdaverdi Otaklı ise, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Bayramyeri’nde verdiği fetvanın Milli Mücadele açısından önemine dikkat çekerek, Denizli halkının birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğini anlattı. Otaklı, tüm fedakârlıklara rağmen yaşanan “Denizli Vakası” nedeniyle kentin haksızlığa uğradığını ifade etti.
Araştırmacı yazar Feridun Toker ise yıllardır Denizli tarihi üzerine çalışmalar yaptığını belirterek, Milli Mücadele döneminde Denizli halkının gönüllüler için yemek hazırladığını ve konaklama sağladığını anlattı. Toker, yanlış bilgilerin önüne geçilmesi için müze çalışmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
İsmet Abalıoğlu da tarihini bilmeyen toplumların geleceği sağlıklı şekilde kuramayacağını belirterek, Milli Mücadele ruhunun yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Toplantının sonunda, Denizli’nin bağımsızlık mücadelesindeki öncü rolünü anlatacak kalıcı bir müze ya da anıtın hayata geçirilmesinin, kentin tarihi hafızasına önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.