Bu yıl iklim krizinin etkilerinden dolayı üzüm üretiminde yüzde 60-70’leri bulan kayıplar söz konusu. Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, Denizli Aktüel’e yaptığı açıklamasında, tarımsal girdi fiyatlarının giderek yükselmesi, ürün fiyatlarının baskı altında tutulması ve  yaşanan İklim Krizi üretim sürecinde ciddi olumsuzluklara neden olduğunu belirterek, “Bitkisel üretimi düzensiz yağışlar, aşırı sıcaklar olumsuz etkiledi. Önemli bir ihraç ürünü olan üzümü üreten, geçimini üzümden sağlayan binlerce aile iklim krizi karşısında çaresiz kaldı. Kışın gecikmesi, baharın erken gelmesi, üzüm asmalarını kış uykusunu bile yaşamadan açmak zorunda bıraktı. Asmaların ani soğukların yol açtığı don ve ayazın olumsuz etkileri ile karşılaşmasına neden oldu. Ardından sürekli yağan yağmurlar ve birçok bölgedeki dolu yağışları çiçekteki asmaları vurdu, üzüm doğuşları olumsuz etkilendi. Bu nedenle de kg başına üretim maliyetleri arttı. Hasat dönemine kadar yaşanabilecek olumsuz iklim olayları da ürün kaybını yükseltebilecek, rekolteyi daha da düşürebilecektir.” Dedi

ciftci-sen-genel-baskani Ali Bülent Erdem

“BÖLGLER ARASINDA KALİTE VE VERİMLİLİKTE UÇURUM OLUŞTU”

Olağanüstü iklim olayları üreticilerin sağlıklı üretim planlaması yapabilmesini, kâr veya zararı önceden hesaplayabilmesini gün geçtikçe daha da imkansızlaştığını söyleyen Ali Bülent Erdem. “Ekonomik kriz üreticileri, yoksulları vuruyor. Bazı yöreler enerji ve maden yatırımlarından daha az etkilendiğinden verimliliğini korumakta. Bazı bölgelerdeki bağlarda ise daha fazla girdi kullanılmak zorunda kalındığı halde ürün kalitesi düşük, verimlilik ise ortalamanın yüzde 50-60 altında kalmaktadır. Yani bu yıl üretim bölgeleri arasında kalite ve verimlilik açısından da uçurum oluşmuştur. Maliyet hesabı yapılırken ülke genelindeki ortalama verimlilik üzerinden hareket edilir. Hastalıklar nedeniyle verimlilikte yaşanan büyük farklar nedeniyle üreticilerin büyük bir bölümü, bizim belirlediğimiz ve önerdiğimiz referans fiyatından ürününü satmış olsa dahi çok ciddi zarar edecektir.” Diye konuştu.

MAKSİAD’dan Toki’ye İthal Mermer Tepkisi MAKSİAD’dan Toki’ye İthal Mermer Tepkisi

 “ÜZÜM TABAN FİYATI EN AZ 82.00 TL. OLMALI”

ÇİFTÇİ-SEN Genel Başkanı Ali Bülent Erdem üreticinin taleplerini şöyle sıraladı: “ ÇİFTÇİ-SEN olarak diyoruz ki; Üzüm üreticilerinin insanca yaşayabilmesi ve üretimlerini devam ettirebilmeleri için en azından (tesis masrafları amortisman payı ve çıplak arazi değerinin faizi hesaba katılmadan oluşan) kuru üzüm maliyeti olan 52,50 TL nin üzerine %25 kar payı+%25 insanca yaşam payı (asgari yıllık enflasyon oranının çok altında bir hesaplamayla) eklenerek fiyat belirlenmelidir. Bu hesaplamaya göre referans taban fiyatın en az 82,00 TL olması gerekir. Gerek Uluslararası sözleşmelerden gerekse de Anayasa’dan gücünü alan çiftçilerin sendikal örgütlenmesi fiyat belirlemelerinde sürece dahil edilmelidir. Kuru üzüm fiyatlarında maliyet, kar payı ve insanca yaşama payı gözetilerek sendikamızın referans fiyatları üzerinden TARİŞ tarafından destekleme alımı yapılmalı, hükümet bu konuda desteğini vermelidir. TMO piyasayı şirketler lehine düzenlemekten vazgeçmelidir. Ziraat Odaları, Birlikler, kooperatifler vb. çiftçi örgütleri de demokratik yapılara kavuşturulmalı,4572 sayılı kooperatif yasasının şirketler lehine olan hükümleri kaldırılmalı, TARİŞ, üretimden pazarlamaya kadar olan zincirin her halkasında, yönetim organlarında, üreticilerin söz ve karar sahibi olacağı şekilde yeniden yapılandırılarak kuru üzüm alımında devreye sokulmalıdır.”

“İKLİM KRİZİNDEN ETKİLENEN BÖLGELER AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ”

İklim krizinden aşırı etkilenen bölgelerin “Afet Bölgesi” ilan edilmesi gerektiğini belirten Ali Bülent Erdem, “Üreticilere devlet tarafından telafi edici ödemeler yapılmalıdır. Üzüm üreticilerinin bankalara ve kamuya olan borçları en az bir yıl faizsiz ertelenerek taksitleri yıllara bölünmelidir. Verimlilik kaybı yüzde 30 ve üzeri olan üreticilere, üretimleri sürdürebilmeleri için faizsiz kredi verilmelidir. Şaraplık üzüm üreten üreticilerin üzümlerini işleyip satabilecekleri yasal düzenlemeler yapılmalı ve ürünlerini işleyerek satmaları konusunda teşvikler verilmelidir. İklimi ve üretimi olumsuz etkileyen enerji ve madencilik faaliyetlerine tarımsal alanlarda izin verilmemeli, faaliyette olanlar da kapatılmalıdır. Tarım Sigortaları Yasası şirketlerin kazancını artırmak için değil, üzüm üreticilerine zor günlerinde yardımcı olmak amacıyla yeniden düzenlenmelidir. Kullanılan kimyasalların, değişen iklim koşullarında (aşırı sıcaklar v.b) bağları olumsuz etkileyip etkilemediği, hastalıkların artmasında rolünün olup olmadığı kamu eliyle araştırılmalıdır. Üreticilerin üretimleri sürecinde zirai kimyasallardan ve şirketlere bağımlı girdilerden kurtulmaları için Hükümet ve yerel yönetimler agroekolojik üretime ilişkin araştırmalara yönelmeli, bu konuda üreticilere eğitimler vermelidir. Kamu agroekolojik üretime yönelen üreticilere teşvikler vermelidir. ÇİFTÇİ-SEN olarak küçük üreticilerin hakları için mücadele etmeye ve bu konuda hükümeti ve yetkilileri uyarmaya devam edeceğiz.” Dedi.

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz! Gıda Egemenliği Hemen Şimdi! Köylü Hakları Hemen Şimdi! ÇİFTÇİLER SENDİKASI (ÇİFTÇİ-SEN) Ali Bülent ERDEM / Genel Başkan Adnan ÇOBANOĞLU / Genel Örgütlenme Sekreter