DEGİAD Başkanı Kemal Sözkesen, çocukları ülkenin en kıymetli hazinesi olarak nitelendirdi ve eğitim sisteminin niteliğinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini belirtti. Sözkesen, ezbere dayalı, analitik düşünceden uzak ve iş dünyasının ihtiyaçlarıyla yeterince örtüşmeyen eğitim yapısının nitelikli iş gücü açığını her geçen gün derinleştirdiğini ifade etti. Sözkesen, iş dünyasının en büyük sorunlarından birinin yetişmiş insan kaynağına erişimdeki güçlükler olduğunu dile getirdi. Sanayicilerin üretmek, yatırımcıların büyümek istediğini ancak ihtiyaç duyulan donanımda insan kaynağına ulaşmanın giderek zorlaştığını kaydetti. Bu durumun yalnızca eğitim sisteminin değil, ekonomik sürdürülebilirliğin de temel sorunlarından biri haline geldiğini belirtti.
EKONOMİDE YÜKSEK FAİZ – DÜŞÜK KUR DENGESİ
Kemal Sözkesen, Türkiye ekonomisinde uzun süredir tartışılan yüksek faiz-düşük kur politikasının etkilerinin daha belirgin hale geldiğini söyledi. Bu yaklaşımın kısa vadede finansal istikrar sağlıyor gibi görünse de sürdürülebilir bir çözüm olmadığını vurguladı. Sözkesen, baskılanan döviz kurunun ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını, ithalatı teşvik ettiğini ve ithalata bağımlı üretim yapısını daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti. Üreticilerin artan maliyetler ve finansmana erişim zorlukları içinde mücadele verdiğini, bu dengesiz yapının reel sektörü her geçen gün daha fazla zorladığını kaydetti. Küresel risklere de değinen Sözkesen, İsrail-İran savaşı nedeniyle tırmanan risklerin faiz oranlarının düşmesi beklentilerine rağmen yükseliş eğilimini sürdürdüğünü belirtti. Finansman maliyetlerinin yüksek olduğu ortamda üretim yapmak, istihdam yaratmak ve rekabet gücünü korumak konusunda ciddi zorluklar yaşandığını dile getirdi.
BÜTÜNCÜL REFORM VE SÜRDÜRÜLEBİLİR POLİTİKALAR ÇAĞRISI
DEGİAD Başkanı, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının eğitimden ekonomiye, üretimden istihdama kadar bütüncül bir bakış açısıyla uzun vadeli ve sürdürülebilir politikaların hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı. Enflasyonla gerçek anlamda mücadele, üretim yapısının güçlendirilmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılmasının temel öncelikler olması gerektiğini söyledi.
Sözkesen, güven veren bir ekonomik ortamın tesis edilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve kurumların öngörülebilirliğinin artırılmasının, kısa vadeli sermaye hareketleri yerine doğrudan yatırımları çekmek açısından kritik öneme sahip olduğunu kaydetti.
23 NİSAN VESİLESİYLE ÇAĞRI
Kemal Sözkesen, 23 Nisan vesilesiyle güçlü bir geleceğin ancak iyi yetişmiş nesillerle mümkün olacağını hatırlattı. Çocukların hayal kurabildiği, gençlerin potansiyelini gerçekleştirebildiği ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağına ulaşılabilen bir sistemin inşası için güvenli okullara, nitelikli öğretmenlere ve çağdaş bir eğitim müfredatına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Sözkesen, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü minnet ve şükranla andıklarını ifade ederek, Cumhuriyet’e sahip çıkmak için var güçleriyle çalışacaklarını vurguladı. DEGİAD olarak gençlerin, çocukların ve ülkenin geleceği için sorumluluk almaya, çözümün bir parçası olmaya ve iş dünyasının sesi olmaya devam edeceklerini kaydetti.





