Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştay, “İklim Değişikliğinde Sürdürülebilir Su Yönetimi Sonuç Bildirgesi”nin açıklanmasıyla tamamlandı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.00 (3)

“Su Güvenliği Stratejik Zorunluluk”

Çalıştayın sonuç bildirgesinde, iklim değişikliği, artan su talebi ve yeraltı su seviyelerindeki düşüşün su güvenliği üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı. Su yönetiminin yalnızca çevresel bir konu değil; gıda güvenliği, ekonomik istikrar ve toplumsal dayanıklılık açısından da stratejik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekildi. Tarım, enerji, kırsal kalkınma ve çevre politikalarının su yönetimiyle entegre yürütülmesi gerektiği belirtilirken; yeraltı suyunun korunması, su çekimlerinin kontrol altına alınması ve modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.02 (5)

“Denizli Su Krizi Riskiyle Karşı Karşıya”

Büyük Menderes Havzası ve Denizli özelinde yapılan analizlere göre bazı bölgelerde yağışların yüzde 15-20 oranında azalabileceği, gözlem kuyularının yaklaşık yüzde 90’ında ise yeraltı su seviyelerinin düşüş eğiliminde olduğu ortaya konuldu. Bu veriler, bölgenin ciddi bir su krizi riskiyle karşı karşıya olduğunu gözler önüne serdi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.02 (3)

4 İlçede elektrik kesintisi
4 İlçede elektrik kesintisi
İçeriği Görüntüle

Yağmur Suyu Ve Gri Su Kullanımı Öne Çıktı

Sonuç bildirgesinde, yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımının yaygınlaştırılması gerektiği belirtilerek, bu alanlarda teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Kentsel alanlarda yağmur bahçeleri, hendekler ve doğal su yüzeylerinin artırılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca, yeni yapılarda yağmur suyu sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin önemli bir adım olduğu vurgulanırken, bu uygulamanın daha küçük ölçekli yapılara da yayılması gerektiği kaydedildi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.01

“İklim Değişikliği Ve Su Yönetimi Merkezi Kurulmalı”

Çalıştayda öne çıkan en önemli önerilerden biri de Pamukkale Üniversitesi bünyesinde “İklim Değişikliği ve Su Yönetimi Merkezi” kurulması oldu. Bu merkezin, veri analizi, modelleme ve kurumlar arası koordinasyonu sağlayarak su yönetiminde bilimsel temelli kararlar alınmasına katkı sunacağı belirtildi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.02 (2)

İçme Suyu İçin Yeni Kaynak Ve Planlama Önerileri

Denizli’nin yıllık yaklaşık 100 milyon metreküp seviyesindeki içme suyu ihtiyacına dikkat çekilen bildirgede, mevcut kaynaklar üzerindeki baskının arttığı ifade edildi. Bu kapsamda Bekilli Karasu kaynağı başta olmak üzere alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi önerildi. Gökpınar Barajı’nın kapasitesinin daha verimli kullanılması, Acıpayam Akdere Barajı’nın yatırım programına alınması ve içme suyu master planının iklim değişikliği verileriyle güncellenmesi gerektiği vurgulandı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.28.34

Atıksu Ve Tarımsal Sulamada Dönüşüm Çağrısı

Büyük Menderes Nehri’nin sulama amacıyla kullanıldığına dikkat çekilerek, arıtılmış atıksuların tarımda yeniden kullanımının yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda planlanan Denizli Merkez Atıksu Arıtma Tesisi’nin stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi. Ayrıca açık sulama sistemlerinden kapalı sistemlere geçilmesi ve damlama ile yağmurlama sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması çağrısı yapıldı.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.29.00

Taşkın Riskine Karşı Ortak Hareket Vurgusu

Taşkın riskine karşı dere ıslah projelerinin hızlandırılması, kamulaştırma süreçlerinin tamamlanması ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiği bildirgede yer aldı. Pamukkale Üniversitesi, DSİ ve ilgili kurumlar arasında iş birliği yapılarak taşkın risk haritalarının güncellenmesi önerildi.

Whatsapp Image 2026 03 25 At 17.28.11

“Bütüncül Su Yönetimi Şart”

Sonuç bildirgesinde, Denizli’nin su yönetiminin; iklim değişikliği, azalan yağışlar, artan talep ve çevresel riskler dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği vurgulandı. Belirlenen önerilerin somut adımlara dönüştürülmesi, finansman, uygulama takvimi ve izleme mekanizmalarının net şekilde ortaya konulmasının, kentin su güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi.