Verilere göre Denizli’de kullanılan nakdi kredilerin toplamı 334 milyar 408 milyon 158 bin TL olarak kayıtlara geçti. Takipteki alacaklar ise 9 milyar 16 milyon 206 bin TL seviyesine ulaştı. Kentteki gayrinakdi kredi büyüklüğü de 89 milyar 94 milyon 22 bin TL olarak açıklandı.
Sanayi ve Ticaretin Finansman İhtiyacı Sürüyor
Denizli’nin üretim ve ihracat odaklı ekonomik yapısı, kredi kullanımındaki yüksek hacimde etkili olmaya devam ediyor. Tekstil, kablo, mermer, makine ve tarımsal sanayi başta olmak üzere birçok sektörde faaliyet gösteren firmaların finansman ihtiyacının bankacılık verilerine doğrudan yansıdığı değerlendiriliyor. Özellikle işletme sermayesi, yatırım finansmanı ve ihracat bağlantılı kredi kullanımlarının toplam kredi hacmini büyüten temel unsurlar arasında yer aldığı ifade ediliyor.
Takipteki Alacaklar Dikkat Çekti
Verilerde en dikkat çeken başlıklardan biri ise takipteki alacakların ulaştığı seviye oldu. Denizli’de tahsil sürecine giren kredi miktarı 9 milyar TL’yi aşarken, ekonomik dalgalanmalar, yüksek finansman maliyetleri ve piyasalardaki nakit akışındaki zorlanmaların bu tablo üzerinde etkili olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, özellikle son dönemde yükselen faiz oranları ve işletmeler üzerindeki maliyet baskısının kredi geri ödemelerinde risk oluşturduğuna işaret ediyor.
Gayrinakdi Kredilerde Yüksek Hacim
Denizli’de gayrinakdi kredi büyüklüğünün yaklaşık 89,1 milyar TL’ye ulaşması da dikkat çekti. Teminat mektupları, akreditifler ve dış ticaret işlemlerinde kullanılan finansal araçları kapsayan gayrinakdi kredilerin yüksek seviyede olması, kent ekonomisinin ticaret ve ihracat ağırlıklı yapısını ortaya koydu. Özellikle ihracat yapan firmaların uluslararası ticarette kullandığı bankacılık enstrümanlarının, gayrinakdi kredi hacmini artırdığı belirtiliyor.
Ekonomik Hareketlilik Bankacılık Verilerine Yansıdı
2026 Mart verileri, Denizli’de ekonomik hareketliliğin sürdüğünü ortaya koyarken; üretim, ticaret ve yatırım faaliyetlerinin finansmanında bankacılık sektörünün önemli rolünü koruduğunu gösterdi. Ancak takipteki alacaklardaki yükselişin, önümüzdeki süreçte finansal risk yönetimi açısından daha yakından izleneceği değerlendiriliyor.





