Türkiye’nin önemli üzüm üretim merkezlerinden Denizli’de bu yıl hasat döneminin ardından üreticinin elinde satılamayan ürün kaldı. Baklan ilçesi Çalkebir yöresindeki bağlarda üreticiler, her yıl eylül ayının ortalarına kadar ürünlerini satarken, ekim ayının 10’una gelinmesine rağmen üzümün önemli bölümü alıcı bulamadı.

Geçen yıl kilogramı 23 liradan satılan üzüm için bu yıl 10 ila 12 lira arasında fiyat verilmesi, üreticinin maliyet hesabını değiştirdi. Fiyatın düşmesi nedeniyle bazı üreticiler üzümlerini toplamaktan vazgeçerken, toplanabilen ürünlerin bir bölümü de traktör römorklarında beklemeye başladı.

Bağda kalan üzümler ise yağışların etkisiyle çürümeye başladı. Üreticiler, bir yıllık emeğin karşılığını alamadıklarını ve ürünün hasat edilemeden kaybedildiğini belirterek yaşanan tabloya tepki gösteriyor.

"TOPLASAM ZARAR, TOPLAMASAM ÇÜRÜYOR"

Üreticilerin yaşadığı temel sorunların başında hasat maliyeti geliyor. Üzümü toplamak için ödenen işçilik ve diğer giderler, mevcut satış fiyatıyla karşılanamayınca üreticiler ürünlerini toplamak ile bağda bırakmak arasında kalıyor.

Bir üretici yaşanan durumu, "Geçen yıl 23 liradan verdik, bu yıl 10 liraya düştü. Hangi üretici bundan memnun olabilir? Toplama maliyetini bile karşılamıyor. Zaten köylerimizde genç kalmadı. Birkaç kişi ve yaşlılarımız var. Onlar da giderse bağcılık tamamen bitecek. Devletin çözüm bulması lazım" sözleriyle anlattı.

Kuru üzüm yaparak ürününü değerlendirmek isteyen üreticiler de yağışların başlaması nedeniyle bu seçeneği kullanmakta zorlanıyor. Böylece düşük fiyat nedeniyle hasat edilemeyen ürünün yanı sıra toplanarak değerlendirilmeye çalışılan ürün için de yeni bir sorun ortaya çıkıyor.

"YÜZDE 90'I BAĞDA ÇÜRÜDÜ"

Üreticiler, üzümün zamanında alıcı bulamaması nedeniyle bağlarda yaşanan kaybın boyutunun giderek büyüdüğünü ifade ediyor. Üreticiler, normal şartlarda eylül ayında tamamlanması gereken satış sürecinin ekim ayına sarktığını belirtiyor.

Sığır ithalatı başvuruları başladı
Sığır ithalatı başvuruları başladı
İçeriği Görüntüle

Bir üretici, "Üzüm eylül ayının 10'unda satılıyordu. Ekim ayının 10'u geldi. Yüzde 90'ı çürüdü" diyerek yaşanan kaybı dile getirdi. Bağlarda kalan ürünün yanı sıra toplanan üzümlerin de alıcı beklemesi, üreticinin satış sürecini daha da zorlaştırıyor.

Üreticiler ayrıca geçen yıl kooperatiften arpanın 11,75 liradan alındığını, bu yıl ise fiyatın 10,50 lira seviyelerine gerilediğini belirterek tarımsal ürünlerdeki fiyat politikasının yeniden değerlendirilmesini istiyor. Bir başka üretici ise "Bizler de vazgeçersek üzümü toplayan olmayacak. Tilkiler, domuzlar ürünü yiyor" sözleriyle bağlarda kalan ürünün durumuna dikkat çekti.

ÜRETİCİLER YETKİLİLERE "NEDEN SESSİZSİNİZ?" DİYE SORUYOR

Üzüm üreticilerinin tepkilerinin bir diğer adresi ise kamu kurumları oldu. Üreticiler, tarım sektöründe yaşanan sorunların tespit edilmesi, ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanması ve üreticinin mağduriyetinin giderilmesi için daha aktif çalışma yürütülmesini bekliyor.

Bağcılar, ürünün bağda kaldığı ve mevcut fiyatların üretim maliyetlerini karşılamadığı bir dönemde Tarım İl Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların neden daha aktif bir tutum ortaya koymadığını soruyor. Üreticiler, Denizli tarımı açısından önemli ürünlerden biri olan üzümde yaşanan fiyat belirsizliği nedeniyle çözüm beklediklerini ifade ediyor.

Üreticilerin aktardığı tabloya göre sorun yalnızca satış fiyatıyla sınırlı kalmıyor. Hasat maliyetlerinin yükselmesi, alıcı bulunamaması, yağış nedeniyle ürünün zarar görmesi ve kırsal bölgelerde genç nüfusun azalması, bağcılık faaliyetlerini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor.

"BÖLÜK PÖRÇÜK OLURSAK TÜCCARA YEM OLURUZ"

Bir başka üzüm üreticisi ise yaşanan sorunun yalnızca tüccar kaynaklı değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek üreticilerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Üretici, bireysel hareket edildiğinde pazarlık gücünün zayıfladığını ve bunun üreticinin aleyhine sonuçlanabildiğini ifade etti.

Üretici, "Tüccar yaptığı işten kâr etmek durumunda. Biz bütünlük içinde güçlü olmalıyız. Bölük pörçük olduğumuz zaman tüccara yem olmak zorundayız. Esas sorun kendimizde. Birbirimizle ufak şeyleri, kişisel sürtüşmeleri bir kenara bırakıp bütünlük içinde olmayı sağlamamız lazım" dedi.

Aynı üretici, üreticilerin birlikte hareket etmemesi halinde benzer sorunların gelecek yıllarda da yaşanabileceğini belirterek, "Bunu yapamadığımız zaman beş sene sonra da aynı filmi görürüz" ifadelerini kullandı. Çalkebir yöresindeki üreticiler, bağlarda kalan ürünün değerlendirilmesi ve yaşanan fiyat sorununa çözüm bulunması için yetkililerden adım bekliyor.