Büyük Menderes İnisiyatifi (BMİ), TMMOB İKK Denizli temsilciliği, Denizli Barosu Kent ve Çevre Komisyonu, Denizli Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Muğla İkizköy’deki Akbelen Ormanı’nda acele kamulaştırmaya karşı direnen ve bilirkişi keşfine yönelik protestoları gerekçe gösterilerek tutuklanan İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık'a destek verdi. Grup sık sık “Esra Işık yalnız değildir”, “Esra Işık onurumuzdur”, “Gözaltılar, tutuklamalar baskılar bizi yıldıramaz”, “Limak elini Akbelen’den çek” ve “Doğaya, ormana, yeryüzüne özgürlük” sloganları attılar.

Akbelen033

“YAŞAM HAKKINI SAVUNANLAR SUSTURULMAK İSTENMEKTEDİR”

Belediye Sanat Merkezi önünde toplanan kurum üyeleri adına açıklamayı Av. Yağmur Yalçın okudu.

Muğla İkizköy'deki Akbelen Ormanı'nda acele kamulaştırmaya karşı, zeytin ağaçlarını, kurdun kuşun yuvası Akbelen Ormanlarını, sermayeye karşı koruyan ekoloji savunucusu Esra Işık’ın haksız ve hukuksuzca tutuklandığını belirten Yağmur Yalçın, “Bu karar yalnızca bir bireyin özgürlüğünün gaspı değil; bu ülkede yaşam hakkını, doğayı ve kamusal varlıkları savunan herkesin susturulmak istenmesidir. Esra Işık; yıllardır orman kıyımlarına, maden projelerine ve yaşam alanlarını yok eden rant politikalarına karşı sahada mücadele eden bir ekoloji savunucusudur. Akbelen'de ağaç kesimlerine karşı nöbet tutmuş, zeytinlikleri ve tarım alanlarını korumak için yapılan eylemlerde aktif rol almıştır. Barışçıl protestolarla yaşam alanlarını savunmuştur. Esra Işık görevi yaptırmamak için direnmek ve hakaret suçlamaları nedeniyle tutulanmış görünse de tutuklamanın asıl nedeni sermayenin kar hırsına karşı yaşamı ve doğayı savunmasıdır. Esra Işık; köyünü, toprağını, koruduğu için acele kamulaştırma kararına boyun eğmediği için tutuklanmıştır .” Diye konuştu.

Akbelen032-1

Devlet Hastanesi parça parça taşınıyor
Devlet Hastanesi parça parça taşınıyor
İçeriği Görüntüle

“BUGÜN YAŞANANLAR, TESADÜF DEĞİLDİR”

Av. Yağmur Yalçın, Akbelen'de başlayan ve büyüyen yaşam savunusu, sermaye lehine şekillenen politikaların karşısında güçlü bir toplumsal direnç yarattığını belirterek, “Akbelen'de yükselen direniş, yalnızca bir ormanı değil; bu ülkenin geleceğini savunmaktadır. Ancak siyasi iktidar, şirketlerin çıkarlarını korumak uğruna hem doğayı hem hukuku yok saymakta, hukuk, bir kez daha araçsallaştırılmakta, ayaklar altına almaktadır. Ekoloji savunucusu Esra Işık'ın tutuklanması, bu ülkede hukukun tamamen siyasi iktidarın sopasına dönüştüğünün açık ilanıdır. Bu bir yargı kararı değil, bir gözdağıdır. Bu bir hukuk uygulaması değil, bir susturma operasyonudur. Esra Işık'ın sermayenin talimatını görev bilip yargı erki tarafından tutuklanması; doğayı savunanların kriminalize edilmesi, kamu yararının şirket çıkarlarına feda edilmesi ve yargının bağımsızlığını yitirdiğinin bir göstergesidir.” Dedi.

“ANAYASA, YALNIZCA KAĞIT ÜZERİNDE BIRAKILMIŞ”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın: 26. maddesi (ifade özgürlüğü), 34. maddesi (toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı) ve 6. maddesinin (sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkı) açıkça ihlal edildiğini söyleyen Yağmur, “Tutuklama tedbiri, CMK uyarınca istisnai bir koruma önlemi olmasına rağmen, siyasi iktidarın politik tercihlerine karşı çıkan yurttaşlar için bir cezalandırma aracına dönüştürülmüştür. Bugün geldiğimiz noktada Anayasa, yalnızca kağıt üzerinde bırakılmış; yargı ise iktidarın politik ajandasını uygulayan bir aparata indirgenmiştir. Esra Işık hakkında verilen tutuklama kararı, bu güvencelerin fiilen yok sayıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Zeytini, ormanı, yaşam alanlarını savunmak suç değildir. Asıl suç doğayı yok etmek, kar için halkı zehirlemek, rant için doğayı katletmektir. Akbelen'de kesilen her ağaç, sadece doğaya değil; hukuka, adalete ve geleceğimize vurulan bir darbedir.” Dedi.

Whatsapp Image 2026 04 03 At 18.38.36

“YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bu ülkenin ormanlarını, suyunu, toprağını ve yaşamını savunanlar yalnız olmadığını iafade eden Yağmur Yalçın konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Açıkça ifade ediyoruz ki: Bir avuç şirketin talimatlarını değil, hukukun gereğini yerine getirin, doğayı savunmak anayasal bir hak ve yükümlülükken Esra'nın tutuklanması hukuka ve anayasaya açıkça aykırıdır. Hukukun evrensel ilkelerine ve Anayasa'ya aykırı bu kararın derhal geri alınmasını, Esra Işık'ın serbest bırakılmasını ve Acele kamulaştırma derhal iptal edilmesini talep ediyoruz. Buradan bir kez daha söylüyoruz; sermayenin sınır tanımaz sömürüsüne, doğayı ağaçları taşı toprağı yağmalayanlara, bizlere dayatmaya çalıştığınız bu kara düzene karşı sonucu ne olursa olsun mücadelemizi büyüteceğiz. Susmayacağız, Vazgeçmeyeceğiz, Yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”