Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden 24 saat bile geçmeden Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen ikinci saldırı, ülke genelinde öğretmenleri sokağa döktü. Dün tüm öğretmen sendikalarının Çınar Meydanı’nda düzenlediği eylemden sonra, bugün de Eğitim-Sen üyesi öğretmenler Pamukkale Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplandı. Eyleme birçok sendika, oda, sivil toplum örgütü, bazı siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar destek verdi.

ÖZDEMİR: “SALDIRI HEPİMİZİ DERİNDEN SARSTI”
Basın açıklamasını Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir okudu. Özdemir, şunları kaydetti: “Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi derinden sarstı! Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda 1’i öğretmen, çok sayıda öğrenci yaşamını yitirmiş, en az 20 öğrenci yaralanmıştır. Öncelikle yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyor, can kaybının artmamasını temenni ediyoruz.”
“ÇOCUKLARIMIZIN VE EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN HAYATI BU KADAR UCUZ DEĞİLDİR”
Özdemir konuşmasını şöyle sürdürdü: “Artık yalnızca taziye dileme ve üzüntülerimizi paylaşmanın çok ötesinde bir noktadayız. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar ucuz değildir! Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda asgari bir eğitim dahi yapılamayacağı gün gibi ortadadır. Saldırganın okula çok sayıda silahla girebilmiş olması bile başlı başına bir güvenlik zafiyetini göstermektedir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir.”

ŞİDDET İKLİMİ VE TOPLUMSAL SORUMLULUK
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Toplumun her alanında şiddeti körükleyen, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi sıradanlaştıran, gençleri umutsuzluğa iten, eşitsizliği derinleştiren, üniversitelerde palalarla saldırı gerçekleştirenleri aynı gün serbest bırakan, cezasızlığı hakim kılan bu düzen; bugün okullarımıza kadar sirayet etmiş durumdadır. Televizyonlardan sosyal hayata kadar yayılan bu şiddet iklimi ve toplumsal çürüme hali artık doğrudan çocuklarımızı ve eğitim emekçilerini hedef almaktadır. Yeter Artık!”
YAŞAM NÖBETİ UZATILDI
Açıklamada ayrıca şu ifadeler kullanıldı: “Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği ve koruyucu niteliğini yitirdiği açıktır. Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir. İşte bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve iktidarı kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. İşte tam da bu koşullarda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak Ankara’da başlattığımız Yaşam Nöbeti ve iş bırakma eylemlerimiz 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Tüm halkımızı başlattığımız bu yaşam nöbetine ve iş bırakma eylemlerimize desteğe çağırıyoruz.”
Eğitim-Sen Denizli Şube Başkanı Hüseyin Özdemir, açıklamayı şu sözlerle tamamladı: “Kaybettiğimiz canların hesabını sormak için ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye, eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil güvenli yaşamın, kamusal ve laik eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”
TALEP VE ÇAĞRILAR
Eğitim-Sen Denizli Şubesi’nin açıklamasında şu talepler sıralandı:
Eğitim alanındaki güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir.
Şiddeti besleyen politikalar terk edilmelidir.
Kamusal, eşit, bilimsel ve laik eğitim tüm boyutlarıyla hayata geçirilmelidir.
Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, toplumsal dayanışmayı büyütecek, tekçi değil diyaloğa ve katılımcılığa dayalı bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir.



