EMO’nun yaptığı analize göre, asgari yaşam standartlarını sürdürebilmesi için 4 kişilik bir ailenin aylık 230 kWh elektrik tüketmesi gerekiyor. Zam öncesi bu fatura 595,8 TL iken, yeni tarife ile 744,7 TL’ye yükseldi. Oda, faturalardaki yükün büyük bölümünün enerji üretiminden değil, dağıtım şirketlerine aktarılan paylardan kaynaklandığını vurguladı.
DAĞITIM BEDELİ FATURANIN YÜZDE 75’İNİ OLUŞTURUYOR
Yeni tarife detaylarına göre düşük kademe abonelerde enerji bedeline zam yapılmazken, yüksek kademe birim fiyatları yüzde 17,4 oranında artırıldı. Ancak tüm aboneleri etkileyen asıl artış dağıtım bedelinde yaşandı. Konut abonelerine uygulanan dağıtım bedeli yüzde 32 oranında yükseldi ve bu artış toplam faturaya yüzde 25’lik zam olarak yansıdı. EMO verilerine göre bir faturanın yaklaşık yüzde 75’ini dağıtım bedeli oluştururken, enerji bedelinin payı yüzde 15 seviyelerine kadar geriledi.
5 YILDA DAĞITIM BEDELİNDE YÜZDE 880 ARTIŞ
EMO’nun tarihsel incelemelerine göre 1 Nisan 2021 tarihinde 183,4 TL olan asgari aile elektrik faturası, 5 yıllık süreçte yüzde 306 artarak 744,7 TL’ye ulaştı. Aynı dönemde enerji üretim maliyetleri yüzde 24,5 oranında artarken, dağıtım bedellerindeki artışın yüzde 880’i bulması dikkat çekti. Oda, dağıtım bedellerindeki bu fahiş yükseliş yaşanmasaydı toplam fatura artışının çok daha düşük seviyelerde kalacağını ifade etti.
SOSYAL TARİFE VE KAMULAŞTIRMA ÇAĞRISI
Elektrik Mühendisleri Odası, enerji krizine çözüm olarak “sosyal tarife” sistemine geçilmesini önerdi. Açıklamada enerjinin kar odaklı bir sektör olmaktan çıkarılarak kamusal bir hizmete dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. EMO, “Maliyetleri düşürmek için özel şirketler yerine devlet doğrudan yatırım yapmalı, dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı durdurulmalıdır. Enerji güvenliğini sağlamak için özelleştirilen tüm üretim ve dağıtım tesisleri acilen kamulaştırılmalıdır. İşlevini yitiren EPDK kapatılmalı; yerine halkın çıkarını gözeten bir Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.





