Emek Partisi Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Özcan Göçer, kent merkezinde işçi durakları, iş yeri ziyaretlerinin yanı sıra ilçelerde de ADM Elektrik Dağıtım işçileri, üretici köylülerle görüştü. Tavas, Sarayköy, Çal, Çivril, Honaz ve Buldan ilçelerine giden Özcan Göçer, işçiler ve köylülere emeğin söz sahibi olduğu kentler için birlik olma çağrısı yaptı.

Tavas Belediye Başkanı Tatık Makamına Oturdu Tavas Belediye Başkanı Tatık Makamına Oturdu

MADEN ŞİRKETİ 75 YAŞINDAKİ HATİCE KOCALAR'A DAVA AÇTI!

Özcan Göçer geçtiğimiz günlerde Tavas Adliyesinde şirket yetkililerini darp ettiği iddiasıyla dava açılan 75 yaşındaki Hatice Kocalar’a destek olmak için duruşmaya katıldı.

Duruşmanın ardından Avdanlılarla sohbet eden Göçer, Honaz Aşağıdağdere köyüne gitti. Aşağıdağdere köyü 10 yılı aşkın süredir taş ocaklarından şikayetçi. Faaliyetteki taş ocağının kontrolsüz dinamit patlatma faaliyetleri nedeniyle köyde sular kesiliyor, dağdan kopan taşlar köylülerin evlerine düşüyor. Çetin Beton şirketinin faaliyetleri sürerken köyde ikinci bir taş ocağı için ÇED Gerekli Değildir kararı çıktı. Köylüler geçtiğimiz ekim ayında topladıkları imzalarla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikli İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı.

Aşağıdağdere Muhtarı Murat Efe ile görüşen Göçer, halk Meclisleri ile yönetmenin önemine dikkat çekerek, “Çalışırken çalışıyoruz ama karar alırken yokuz, bize sormuyorlar. Halk Meclisleri kursak, her karar bize sorulsa kenti daha iyi yönetiriz. Bu köyü, köylünün ihtiyacını talebini muhtar mı daha iyi biliyor yoksa Çetin Beton’a bu izni verenler mi? Belediyeleri şirketler değil biz yönetelim” ifadelerini kullandı.

“TARIM ALANLARINI ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKENLERDEN HESAP SORALIM!”

Sarayköy’ün jeotermal şirketlerine, Tavas’ın maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekildiğini anlatan Göçer, sözlerini şöyle sürdürdü; “Avdan’da tarım alanları şirketlere peşkeş çekilirken köylüye soruldu mu sorulmadı! Bir de üstüne 75 yaşındaki Hatice teyzeye dava açtılar. Şirketler yasa tanımıyor, hukuk tanımıyor, belediyeler de bunlarla yol yürüyor. Bu ranta, talana dur demenin yolu da mücadeleden geçiyor. Yönetimlerde biz işçiler, üretici köylüler olacağız ki sesimiz çıksın. Halkla beraber yönetsek bu ranta talana geçit vermeyiz. Bu rantiyecilerden hesap sorma vaktidir. Bir işçi Denizli Büyükşehir’e aday olmuş. Bu işçinin arkasında duralım. ‘İşçilerin sesi çıkmıyor’ diyoruz, çıkana da sahip çıkmıyoruz. Tarım alanlarını şirketlere peşkeş çekenlerden hesap soralım.”