Ülke genelinde peş peşe yaşanan gıda zehirlenmeleri, özellikle toplu tüketim yerlerini ve sokak lezzetlerini hedef alıyor. İstanbul Fatih’te bir otelde ilaçlama kaynaklı zehirlenme sonucu Böcek ailesinden anne ve iki çocuk hayatını kaybetti; şüphelinin sertifikasız olduğu ve firmanın internet üzerinden faaliyet gösterdiği belirlendi. Van İpekyolu’nda bir işletmede 2 ton bozuk gıda ele geçirildi, Maraş’ta deterjan kabındaki sosu çiğköfteye katan esnafa 250 bin lira ceza kesilerek iş yeri kapatıldı. Ankara’da farklı ilçelerde 154 kişi, aynı yemek şirketinin tavuk menüsünden zehirlenerek hastaneye kaldırıldı; Şişli’de ise bir restoranda yemek yiyen 25 kişi benzer şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvurdu.

Birgün Gazetesi’nden İlayda Kaya’nın haberine göre, bu olaylar, hijyen eksikliği, uygunsuz saklama koşulları ve düşük kaliteli ürün kullanımının yaygınlaştığını gösteriyor; Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025’te gerçekleştirdiği 1 milyon 103 bin denetimde 25 bin 749 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira ceza uygulandı, 495 işletme hakkında suç duyurusu yapıldı.

YURTTAŞLAR KALİTESİZ ÜRÜNLERDEN ŞİKAYETÇİ: GRAMAJ DÜŞTÜ, FİYAT ARTTI

OYAK Çimento’nun Kurumsal Yönetişim Başarısı TİDE Ödülü ile Tescillendi
OYAK Çimento’nun Kurumsal Yönetişim Başarısı TİDE Ödülü ile Tescillendi
İçeriği Görüntüle

Alım gücünün gerilemesiyle ucuz ürünlere yönelen tüketiciler, gramajın azalması ve kalitenin düşmesinden yakınıyor. İstanbul Kağıthane’deki bir markette alışveriş yapan bir vatandaş, “Ürünlerin içinde önceden daha fazla malzeme vardı. Bir içecek 200 mililitreydi, şimdi 100 mililitre ve daha pahalı. Çikolatalar ufacık olmuş, paketinin yarısı hava dolu. Kârı nereden yapacaklarını şaşırdılar, artık kalite arayamıyoruz” dedi. Süt ürünleri satan bir işletmeden alışveriş yapan İbrahim Özdemir ise, “Peynir’in gramajı az, fiyatı yüksek ve tadı eskisi gibi değil. Marka adı duyunca güveniyoruz ama zehirlenmeler artıyor, korkuyoruz. Paraya kıyıyoruz ama sofraya az ürün koyuyoruz” diye konuştu. Tekstil sektöründe de kıyafetlerin hızlı yıpranması, renk solması ve yırtılma gibi sorunlar yaşanıyor; tüketiciler, eskiden defalarca yıkamaya dayanıklı ürünlerin artık birkaç kullanımda deforme olduğunu belirtiyor. Bu eğilimler, skimpflasyon ve shrinkflasyonun piyasayı sardığını ortaya koyuyor; skimpflasyon kalite düşüşünü, shrinkflasyon ise gramaj azaltılmasını ifade ediyor.

TMMOB GMO’DAN NET UYARI: HİJYEN VE DENETİM EKSİKLİKLERİ TEHLİKEYİ BÜYÜTÜYOR

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Yaşar Üzümcü, zehirlenmelerin ardındaki nedenleri şöyle sıraladı: “Ekonominin kötüleşmesi ve enflasyonun yükselmesiyle maliyetler arttığı için bazı işletmeler, düşük kaliteli hammadde kullanıyor. Hijyende dezenfektan yetersizliği, teknik personel eksikliği var. Artan fiyatlar karşısında yurttaşlar sağlıksız gıdalara yöneliyor, özellikle dar gelirli kesimlerde. Ekonomik bozulma etik anlayışı zedeliyor, kötü niyetli üreticilere kapı açıyor. Halk sağlığını riske atan yerler kolay açılıyor.”

Üzümcü, Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde uygulama eksiklikleri olduğunu vurgulayarak, “Denetim sayılarını artırdık diyorlar ama ekipler aynı, etkin değil. Geniş inceleme şart” dedi. Önerileri arasında denetimlerin sıklaştırılması, gıda mühendisi sayısının artırılması, işletme sahipleri ve çalışanlarının eğitimi, gıda ihtisas mahkemelerinin kurulması, caydırıcı cezalar ve hileli üretim yapanların farklı isimlerle faaliyet göstermesinin engellenmesi yer alıyor. Odanın Kocaeli temsilcisi Sema Kopal da durumu “gıda terörü” olarak nitelendirerek, Kasım’da 750’den fazla vakanın denetim yetersizliğinden kaynaklandığını belirtti.

BAKANLIK DENETİMLERİNDE CİDDİ USULSÜZLÜKLER TESPİT EDİLDİ

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın son aylardaki denetimlerinde süt, peynir, yoğurt, et ve et ürünlerinde önemli ihlaller ortaya çıktı. Bakanlığın güncel taklit-tağşiş listesine göre, süt ve süt ürünlerinde 6 üründe natamisin ilacı kullanıldığı, et ürünlerinde 20 üründe tek tırnaklı ve domuz eti bulunduğu, süt ürünlerinde 56 üründe bitkisel yağ karıştırıldığı tespit edildi. Bazı markaların “siyah çay” etiketli ürünlerinde gıda boyası, diş macununda ilaç etken maddesi belirlendi. 2025 Ağustos güncellemesinde boyalı pul biber, tohum yağı karışımlı zeytinyağı gibi 41 ürün ifşa edildi; Ocak’ta 25 işletmeye ait 30 ürün, Mart’ta 27 firma, Haziran’da ise yeni firmalar eklendi. Bakanlık, 81 ilde hijyen ve muhafaza kontrollerini sürdürüyor; İstanbul’da 135 bin gıda işletmesinde 192 bin denetimde 8 bin ceza uygulandı. Tüketicilere, gıdaların 5-63 derece arasındaki “tehlikeli sıcaklıkta” bekletilmemesi, et ürünlerinin 75 dereceye kadar pişirilmesi ve soğuk zincirin korunması uyarısı yapıldı; zehirlenme şüphesinde hemen sağlık kuruluşuna başvurulması tavsiye ediliyor. Gıda Yüksek Mühendisi Eda Şensu Demir, “Hijyen eksikliği ve denetim aksaklıkları vakaları artırıyor; pilav gibi nişastalı gıdalar Bacillus cereus bakterisi riski taşıyor” dedi.

HİZMET SEKTÖRÜNDE DE KALİTE DÜŞÜŞÜ: PERSONEL VE MALZEME SORUNLARI

Konaklama tesislerinde ucuz ilaçlama için kalitesiz ürünler tercih ediliyor; lokantalarda bozulmaya yakın malzemeler kullanılıyor, vasıfsız personel istihdamı hijyeni zedeliyor. Kimya Mühendisleri Odası, İstanbul’da 12 yaşındaki bir çocuğun ölümüyle sonuçlanan vakayı örnek göstererek, tüm gıda işletmelerinde zorunlu personel çalıştırılması ve etkin denetim çağrısı yaptı. Toplu yemeklerde tek tencerede uzun bekletme, çapraz bulaşma ve yetersiz pişirme öne çıkıyor; sosyal medyada paylaşılan bir olayda, marketten alınan istiridye mantarının kavrulması sonrası nabız yükselmesi ve nefes darlığı yaşayan bir kişi, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Uzmanlar, soğuk zincir kırılmalarının patojenleri çoğalttığını belirtiyor; Gıda Mühendisi Serkan Durmuş, “Maliyet baskısı düşük kaliteli ürün kullanımını tetikliyor, çocuklar ve yaşlılar için ölümcül risk taşıyor” dedi.

Bakanlık, sosyal medya kampanyaları ve okul eğitimleriyle gıda okuryazarlığını artırmayı hedefliyor; Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin #SafeSafe2Eat kampanyasına da katıldı.

Kaynak: Birgün Gazetesi