Türkiye'de çalışma çağındaki 33 milyondan fazla kadının yüzde 64'ü işgücüne dahil olamıyor. TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre 2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8 olarak gerçekleşirken, erkeklerde bu oran yüzde 72 seviyesinde kaldı. Bu durum, Türkiye ile OECD ortalaması arasındaki farkın 16 puana ulaştığını gösteriyor. Son verilere göre Ocak 2026 itibarıyla kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 34,7'ye geriledi.

G B K-1

DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK KADINLARDA DAHA YÜKSEK

Kadınların dar tanımlı işsizlik oranı 2024 yılında yüzde 11,8'e yükselirken, bu oran erkeklerin yaklaşık 1,7 katı olarak kaydedildi. Geniş tanımlı işsizlik ise kadınlarda 2024'te yüzde 35,3, Kasım 2025 itibarıyla yüzde 39 seviyesine ulaştı. Ocak 2026 verilerinde mevsim etkisinden arındırılmış kadın işsizlik oranı yüzde 11,0 olarak açıklandı.

ÜCRET EŞİTSİZLİKLERİ VE ANNELİK AÇIĞI DEVAM EDİYOR

Cinsiyet Eşitliğini İzleme Derneği verilerine göre tekniker ve teknisyen grubunda kadınlar erkeklerden yüzde 21,4 daha düşük ücret alıyor. 2024 yılı için annelik ücret açığı yüzde 7,1 düzeyinde gerçekleşti. TÜİK Tarımsal İşletme İşgücü Ücret Yapısı verilerinde mevsimlik tarım işçilerinde erkeklerin günlük ücreti 1.416 TL iken kadınlarınki 1.193 TL oldu. Sürekli tarım işçilerinde erkeklerin aylık ücreti 39 bin 843 TL'ye ulaşırken, kadınlarda bu rakam 23 bin 598 TL'de kaldı.

EĞİTİM VE İSTİHDAM DIŞINDA KALAN GENÇ KADINLARIN ORANI YÜKSEK

Ne eğitimde ne istihdamda olan genç kadın oranı yüzde 30,1 olarak belirlendi ve bu oran erkeklerin yaklaşık iki katına denk geliyor. Kadınların işe erişimden ücretlendirmeye, terfi süreçlerinden işten çıkarılmalara kadar pek çok alanda cinsiyete dayalı ayrımcılıkla karşılaştığı belirtildi.

KALICI VE GÜVENCELİ İSTİHDAM TALEBİ ÖNE ÇIKIYOR

TBMM'de araştırılması amacıyla Meclis Araştırması açılması için önerge veren Gülizar Biçer Karaca, kadınların çalışma yaşamında "yedek işgücü" olarak görülmesine son verilmesi gerektiğini vurguladı. "Kadınların işe erişimden ücretlendirmeye, terfi süreçlerinden işten çıkarılmalara kadar birçok alanda cinsiyete dayalı ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirten Karaca, toplumsal cinsiyet eşitliği gözetilerek eşit işe eşit ücret ilkesinin yasal ve kurumsal mekanizmalarla güvence altına alınması gerektiğini ifade etti."

Önergede, ekonomik, siyasal ve toplumsal kırılmaların yanı sıra savaş ve iklim krizlerinin eşitsizlikleri derinleştirdiği, kız çocukları ile kadınların en kırılgan gruplar arasında yer aldığı kaydedildi. Konunun sendikalar, kadın örgütleri ve meslek kuruluşlarının katılımıyla TBMM'de incelenmesi talep edildi.

Sendika ve odalardan laiklik açıklaması:  “Laikliği savunmak suç değil tarihsel görev”
Sendika ve odalardan laiklik açıklaması: “Laikliği savunmak suç değil tarihsel görev”
İçeriği Görüntüle