Makine imalat sanayisinin Türkiye’nin üretim gücü, teknolojik dönüşümü ve ihracat hedefleri açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sarı, Çin’den gelen makineler ile yerli üretim makineleri arasında bazı ürün gruplarında yüzde 70’i aşan fiyat farklarının oluştuğunu ifade etti.
“Sektör Dayanma Sınırına Geldi”
Çinli üreticilerin ölçek ve maliyet avantajları sayesinde hem iç piyasada hem de küresel pazarlarda sürdürülemez derecede düşük fiyatlarla satış yaptığını kaydeden Sarı, bunun yerli üreticilerin rekabet gücünü hızla aşındırdığını söyledi. Makine sektörünün yalnızca dış rekabet baskısıyla değil, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları ve kur baskısıyla da mücadele ettiğini dile getiren Sarı, birçok işletmenin öz kaynaklarını tüketme noktasına geldiğini belirtti. Sarı açıklamasında, “Bugün Avrupa’daki üreticilerle maliyetlerimiz giderek eş değer hale geliyor. Ancak aynı pazar koşullarında rekabet edemiyoruz. Bu tablo devam ederse yakın gelecekte makine sektöründe faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan işletmelerin sayısı artacaktır” ifadelerini kullandı.
“Makine Sektörü Stratejik Bir Alan”
Makine sektörünün yalnızca kendi içinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Sarı, sektörün savunma sanayinden otomotive, gıdadan tekstile kadar birçok üretim alanının temelini oluşturduğunu söyledi. Yerli makine üreticilerinin güç kaybetmesinin Türkiye’nin sanayi altyapısının da zayıflaması anlamına geleceğini belirten Sarı, ihracat destek programlarının güncel ekonomik koşullara göre yeniden güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Ek Destek Ve Teşvik Çağrısı
Mevcut teşvik mekanizmalarının genişletilmesi gerektiğini ifade eden Sarı, özellikle yüksek katma değerli üretim yapan işletmelere yönelik desteklerin artırılmasının önemine dikkat çekti. Sarı, yerli ve milli makinelerin kullanımını teşvik edecek uygulamaların geliştirilmesi ve ihracat yapan firmalara verilen yüzde 3’lük döviz desteğinin artırılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin üretim gücünü koruması, sanayide dönüşümünü sürdürmesi ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırması için yerli makine sektörüne verilecek her destek, ülkemizin geleceğine yapılmış bir yatırım olacaktır.”
“Rekabet Koşulları Zorlaşıyor”
Çinli makine üreticilerinin Türkiye’de agresif pazarlama faaliyetleri yürüttüğünü de ifade eden Sarı, bu durumun yerli üreticiler açısından rekabet koşullarını daha da ağırlaştırdığını söyledi. MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, yerli makine sanayisinin korunması ve güçlendirilmesinin Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.





