☰
✕
SAĞLIK

PAÜ Hastaneleri: Sağlıklı toplum için temiz çevre şart

Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Dünya Çevre Sağlığı Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıklı bir toplum için temiz ve güvenli bir çevrenin önemine dikkat çekti. Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu tarafından belirlenen 2026 teması çerçevesinde çevre sağlığının toplum sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı.

Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, Dünya Çevre Sağlığı Günü vesilesiyle açıklamalarda bulundu. Profesör, bu günün yaşanılan çevrenin insan sağlığı üzerindeki belirleyici etkisini hatırlamak ve çevre sağlığının toplum sağlığı açısından taşıdığı önemi vurgulamak için önemli olduğunu belirtti. Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu tarafından 2026 yılının teması “Toplumları Korumak İçin Bilimin Yanında Durmak” olarak belirlendi. Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, “Dünya Çevre Sağlığı Günü, yaşadığımız çevrenin insan sağlığı üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha hatırlamak ve çevre sağlığının toplum sağlığı açısından taşıdığı önemi vurgulamak için önemli bir gündür. Uluslararası Çevre Sağlığı Federasyonu (IFEH) tarafından 2026 yılının teması ‘Toplumları Korumak İçin Bilimin Yanında Durmak’ olarak belirlenmiştir. Ben de bu anlamlı günde, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı ve güvenli bir çevrede mümkün olabileceğine dikkat çekmek istiyorum.” dedi.

TEMİZ HAVA SU VE GIDA ERİŞİMİNİN ÖNEMİ

Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, temiz havanın sağlıklı yaşamın en temel koşullarından biri olduğunu vurguladı. Hava kirliliğine bağlı ölümlerin önemli bir bölümünün kalp hastalıkları, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklandığını ifade etti. Solunan havanın kalitesinin yalnızca çevresel bir konu değil doğrudan bir halk sağlığı meselesi olduğunu belirten profesör, temiz suya, yeterli sanitasyona, hijyene ve güvenli gıdaya erişimin de insan sağlığının korunmasının vazgeçilmez unsurları olduğunu söyledi. Kirlenmiş su ve yetersiz sanitasyonun özellikle çocuklar açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini kaydetti. Çevrenin kimyasallar, ağır metaller, tarımsal ilaçlar ve kontrolsüz atıklarla kirletilmesinin uzun vadede insan sağlığını tehdit eden önemli riskler arasında yer aldığını aktardı. Herkesin güvenli içme suyuna, sağlıklı gıdaya ve sağlıklı yaşam alanlarına erişebilmesinin temel bir toplum sağlığı hedefi olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, “Temiz hava, sağlıklı yaşamın en temel koşullarından biridir. Hava kirliliğine bağlı ölümlerin önemli bir bölümü kalp hastalıkları, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle soluduğumuz havanın kalitesi yalnızca çevresel bir konu değil, doğrudan doğruya bir halk sağlığı meselesidir. Benzer şekilde temiz suya, yeterli sanitasyona, hijyene ve güvenli gıdaya erişim de insan sağlığının korunmasının vazgeçilmez unsurlarıdır. Kirlenmiş su ve yetersiz sanitasyon, özellikle çocuklar açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Çevrenin kimyasallar, ağır metaller, tarımsal ilaçlar ve kontrolsüz atıklarla kirletilmesi de uzun vadede insan sağlığını tehdit eden önemli riskler arasında yer almaktadır. Bu nedenle herkesin güvenli içme suyuna, sağlıklı gıdaya ve sağlıklı yaşam alanlarına erişebilmesi temel bir toplum sağlığı hedefi olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KIRILGAN GRUPLAR

Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklık, orman yangınları, hava kirliliği, gıda ve su güvenliğindeki bozulmalar ile bazı bulaşıcı hastalıkların yayılımındaki değişikliklerin insan sağlığını doğrudan etkilediğini belirtti. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, düşük gelirli gruplar ve çevresel risklere daha fazla maruz kalan kişilerin bu etkiler karşısında daha kırılgan durumda olduğunu ifade etti. Çevresel risklerle mücadelede kararların bilimsel kanıtı olmayan iddialara değil güvenilir ölçümlere, bilimsel araştırmalara ve toplum sağlığı üzerindeki gerçek etkilere dayandırılması gerektiğini kaydetti.

KORUYUCU SAĞLIK YAKLAŞIMININ GEREKLİLİĞİ

Prof. Dr. Nurhan Meydan Acımış, çevre sağlığında temel yaklaşımın hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan çevresel koşulları mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı. Halk sağlığının en güçlü aracının tedaviden önce korunma olduğunu belirtti. Bugün solunan hava, kullanılan su, tüketilen gıdalar ve içinde yaşanılan çevrenin yalnızca bugünkü yaşamı değil gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirleyeceğini ifade etti. Bilimsel kanıta dayalı, koruyucu sağlık yaklaşımını önceleyen, çevresel eşitsizlikleri azaltan ve sağlıklı yaşam alanlarını herkes için güvence altına alan politikaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Profesör, “Çevre sağlığında temel yaklaşımımız, hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan çevresel koşulları mümkün olduğunca ortadan kaldırmak olmalıdır. Çünkü halk sağlığının en güçlü aracı, tedaviden önce korunmadır. Bugün soluduğumuz hava, kullandığımız su, tükettiğimiz gıdalar ve içinde yaşadığımız çevre yalnızca bugünkü yaşamımızı değil, gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirleyecektir. Bu nedenle bilimsel kanıta dayalı, koruyucu sağlık yaklaşımını önceleyen, çevresel eşitsizlikleri azaltan ve sağlıklı yaşam alanlarını herkes için güvence altına alan politikaların güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Dünya Çevre Sağlığı Günü vesilesiyle, sağlığımızı çevremizden ayrı düşünmememiz gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Daha temiz hava, güvenli su, sağlıklı gıda, yaşanabilir kentler ve sürdürülebilir bir çevre hepimizin ortak hakkıdır.” dedi.

{ "vars": { "account": "UA-108757569-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }