PAÜ Hastaneleri Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, uluslararası işitme engelliler haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Ardıç, işitme engelinin geçmişte toplum dışı kalmaya yol açtığını, ancak gelişen teknoloji ve tıp yenilikleriyle bu durumun değiştiğini belirtti. İşitme kaybı yaşayan bireylerin eğitim ve sosyal hayatlarını daha aktif sürdürebildiklerini ifade etti.
YENİDOĞAN TARAMA PROGRAMI VE ERKEN MÜDAHALE SÜRECİ
Prof. Dr. Ardıç, yenidoğan tarama programı ile her bebeğin hastaneden çıkmadan işitmesinin ölçüldüğünü söyledi. Şüphe durumunda belirlenen merkezlere yönlendirme yapıldığını kaydetti. İşitme kaybı tespit edilirse 6 aylık olmadan işitme cihazına başlandığını, bir yaşını doldurunca iç kulak implantı ameliyatıyla duyabilir hale gelmenin mümkün olduğunu belirtti. Ardıç, “Erken tanı ve tedavi, özellikle çocukların konuşma ve dil gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle ailelerin işitme kaybı konusunda bilinçli olması ve tarama programlarını aksatmaması, tedavinin başarısı açısından önemli bir adım oluşturuyor” dedi.
İLERİ YAŞTA İŞİTME KAYBI VE TEKNOLOJİK İMKÂNLAR
Prof. Dr. Ardıç, ileri yaşlarda işitme kaybı yaşayan kişilerin yeni işitme cihazı teknolojilerine ulaşmasının kolaylaştığını ifade etti. Kurumsal cihaz firmalarının sayısında artış olduğunu ve implant teknolojilerinin ileri yaştaki kişileri de kapsadığını belirtti. Doğru cihaz seçimi ve rehabilitasyon desteğinin günlük yaşamda iletişimi kolaylaştırdığını söyledi. Ardıç, “İşitme Engeli Artık Engel Değil” başlığı altında bu gelişmelerin önemine değindi.
İŞİTME KAYBINDA ERİŞİLEBİLİRLİK VE TOPLUMSAL FARKINDALIK
Prof. Dr. Ardıç, ülkemizde hastaların en yeni teknolojilere ve tıbbi bilgiye ulaşma olanağı bulunmasına rağmen ekonomik yük nedeniyle yararlanamamanın önemli bir sorun olduğunu belirtti. İşitme kaybı tedavisinde kullanılan teknolojilerin daha ulaşılabilir olmasının daha fazla bireyin imkânlardan yararlanması açısından önem taşıdığını kaydetti. Ardıç, “Bugün işitme kaybı yaşayan bireyler için erken tanı, uygun tedavi ve rehabilitasyonla iletişim becerilerini geliştirmek ve toplum hayatına aktif şekilde katılmak mümkün. Bu nedenle işitme engelinin bir engel olmaktan çıkarılması, yalnızca tıbbi gelişmelerle değil, toplumsal farkındalığın artırılmasıyla da mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.