Glokom, halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen, görme sinirinde ilerleyici hasara yol açan ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Çoğu zaman hiçbir belirti vermeden sessizce ilerlediği için “sinsi görme hırsızı” olarak adlandırılmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde glokom hastalarının yaklaşık yüzde 90’ı hastalığının farkında değildir. Dünya genelinde yaklaşık 78 milyon kişinin glokom hastası olduğu bilinmekte olup bu sayının 2040 yılında 111,8 milyona ulaşacağı öngörülmektedir.
RİSK GRUPLARI VE ERKEN TEŞHİS ÖNEMİ
Glokom her yaşta görülebilmekle birlikte özellikle 40 yaş üzerindeki bireyler, ailesinde glokom öyküsü bulunan kişiler ile diyabet ve hipertansiyon gibi sistemik hastalıklara sahip bireylerde risk daha yüksektir. Ailesinde glokom bulunan kişilerde hastalık gelişme riskinin 4 ila 10 kat daha fazla olduğu belirtilmektedir. Prof. Dr. İbrahim Toprak, glokomun en önemli özelliğinin erken dönemde belirti vermemesi olduğunu vurgulayarak düzenli göz muayenesinin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

DÜZENLİ MUAYENE ÖNERİLERİ
Prof. Dr. Toprak, glokomun tamamen ortadan kaldırılamayan bir hastalık olduğunu ancak erken tanı ve uygun tedavi ile görme kaybının ilerlemesinin büyük ölçüde önlenebileceğini belirtti. Bu kapsamda şu muayene sıklıkları önerilmektedir:
40 yaşından önce 2–4 yılda bir,
40–60 yaş arasında 2–3 yılda bir,
60 yaşından sonra ise 1–2 yılda bir kapsamlı göz muayenesi yapılması tavsiye edilmektedir.
İBRAHİM TOPRAK: “GLOKOMU ERKEN FARK ET, GÖRMENİ KORU”
PAÜ Hastaneleri Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Toprak, Dünya Glokom Haftası mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Glokomu erken fark et, görmeni koru.”Glokom Haftası kapsamında farkındalık etkinliklerinin dünya genelinde düzenlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Toprak, hastalığın geri dönüşü olmayan körlüğün en önemli nedenlerinden biri olduğunu ve erken teşhisin görme kaybını önlemedeki kritik rolünü vurguladı.




