Çocukluğunun geçtiği Tekke bölgesinde küçük yaşlarda duyduğu ve hafızasında yer eden ağıtı yazıya döken 86 yaşındaki Yaşar Kırbıyık, bu hikâyenin ve ağıtın unutulmaması gerektiğini belirterek gün yüzüne çıkmasını sağladı. Olayın, Tekke bölgesinde bulunan taş çeşmenin olduğu yerde yaşandığının anlatıldığını ifade eden Kırbıyık, ağıtın geçmişte türkü olarak da söylendiğini dile getirdi. Yaşar Kırbıyık, “Bu acıklı olayı bana büyüklerim anlatmıştı. O dönemlerde türkü olarak söylenirdi. Melodisini unuttum ama sözlerini hafızamda sakladım. Unutulmaması için yazıya dökmek istedim” dedi.

AŞK HUSUMETİYLE BİTEN TRAJEDİ
Rivayete göre olay, Tekke ve Çanakçı bölgelerinde yaşayan iki aileye mensup gençler arasında yaşandı. Dobur Ali ve İsmail adlı iki genç, bölgede güzelliğiyle bilinen Sultan isimli kıza âşıktı. Aynı kişiye duyulan aşk, zamanla husumete dönüştü. Anlatılanlara göre yaşanan tartışmanın ardından Dobur Ali, İsmail’i bıçaklayarak öldürdü. Olayın, Çanakçı Çeşmesi olarak bilinen taş çeşmenin bulunduğu yerde gerçekleştiği aktarılıyor.
Yaşar Kırbıyık’ın hafızasında kalan ve yazıya döktüğü ağıt ise şöyle:
“Çanakçı Çeşmesi harlıyor,
Dobur Ali bıçağını yağlıyor,
Yağlama Dobur Ali bıçağı,
Sultan Gelin ağlıyor.
Çanakçı Çeşmesi taş mıydı,
Sultan çorabın yaş mıydı,
Ne varmadın İsmail’e,
Dobur Ali ondan baş mıydı.”
Yaklaşık bir asırdır sözlü anlatımlarla günümüze ulaştığı belirtilen ağıt, Buldan yöresinin kültürel hafızasına ışık tutan önemli bir sözlü tarih örneği olarak değerlendiriliyor.




