Eğitim Fakültesi Melek Sözkesen Konferans Salonu’nda düzenlenen açılış programına Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, PAÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet İnel, il protokolü, akademisyenler ve çok sayıda üniversite öğrencisi katıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, konuşmasında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına değinerek şu ifadeleri kullandı: “Bu üst üste gelen hadiselerin tesadüf olduğunu kimse söyleyemez. Bunlar, milletin devletine olan güvenini sarsmaya yönelik bilinçli ve sistematik saldırılardır. Bizim en büyük dayanağımız iyi yetişmiş, çağın değerleriyle buluşmuş ama kendi değerlerinden kopmamış gençlerimizdir.”

GENÇLERE MAKALE ŞARTI VE ÖDÜLLER
TÜGVA Denizli İl Temsilcisi Ali Durmuş ile Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagül, akademi projesinin vizyonunu paylaştı. Altı dersin sonunda öğrencilerden akademik makale beklendiği, başarılı olanlara Endülüs, Balkanlar ve Umre seyahati ile Denizli’ye özel para ödülleri verileceği, tüm katılımcılara ise PAÜ iş birliğiyle e-Devlet onaylı sertifika sunulacağı duyuruldu.

YENİ MÜFREDATIN DETAYLARI ANLATILDI
Programın ilk dersini veren Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Faruk Yelkenci, konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden öğretmenleri anarak başladı. Yeni müfredatın okul öncesinden 12. sınıfa kadar K-12 düzeyinde dikey ve yatay bütüncül bir yapıda hazırlandığını belirten Yelkenci, “Amacımız üreten, sorgulayan, sağlıklı, merhametli ve estetik bakış sahibi, yetkin ve erdemli bir insan profili yetiştirmektir” dedi. Yelkenci, müfredatta ilk defa “sosyal duygusal öğrenme becerileri”nin sistematik olarak yer aldığını vurguladı. Değerler eğitimindeki değişimi ise şu sözlerle açıkladı: “Eski didaktik değerler eğitimi yaklaşımını bir kenara bıraktık. Çünkü siz bir değerin bilgisini verebilirsiniz ama o davranışa dönüşmedikten sonra bir kıymeti harbiyesi yoktur. Bir ebeveyn çocuğuna ‘yalan söyleme’ diyebilir, ancak kendisi yalan söylemezse çocuğu da zaten yalan söylemez. Temel kurgumuz, erdem ve değerin organik bir şekilde eyleme dönüşmesidir.”
“MÜFREDATI 1300 KİŞİLİK TÜRK AKADEMİSYEN KADROSU YAZDI”
Bakan Yardımcısı Yelkenci, eğitim sistemine yönelik bazı iddialara da yanıt verdi: “Bu millet bir şeyleri seziyor ama yanlış isimlendiriyor. O bahsedilen mesele, 1948-1968 yılları arasında Amerikan Ford Vakfı’nın sponsorluğunu yaptığı ilköğretim müfredatıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni ise tamamen kendi akademisyenlerimiz ve öğretmenlerimizden oluşan 1300 kişilik güçlü bir kadro yazmıştır.”

KAVRAMSAL BAĞIMSIZLIK VURGUSU
Eğitim felsefesinde sömürgecilik ve kavram dayatmalarına değinen Yelkenci, “Sizin için çok değerli olan kavramların içini önce size boşalttırırlar, sonra kendi kavramlarını dayatırlar” dedi. Müfredatta yapılan dil değişikliklerini şöyle özetledi: “Bize yıllarca ‘Orta Asya’ diye öğrettiler. Orta Asya dediğinizde bize ait bir yer olduğu noktasında güçlü bir bağ kuramıyorsunuz, ama ‘Türkistan’ dediğinizde durum değişiyor. Müfredatta artık Ege Denizi yerine ‘Adalar Denizi’ demeye başladık. Aynı şekilde, ‘Haçlı Seferleri’ ifadesi yerine ‘Haçlı Saldırıları’ kavramını kullanıyoruz.”
SİYONİZM VE BOYKOT VURGUSU
Sömürgeciliğin günümüzdeki yeni biçimlerine dikkat çeken Yelkenci, Siyonizm’in müfredatta “yeni sömürgecilik yaklaşımı” başlığı altında işlendiğini belirtti. Boykotun önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Sömürgeciler, yarın size karşı kullanacakları mermilerin maliyetini size bugün kahve, burger veya kıyafet satarak biriktiriyorlar. Bu nedenle boykot çok önemli.”Dr. Ömer Faruk Yelkenci, konuşmasını “Dünyaya büyüsünü geri verin” mesajıyla tamamladı. Program, soru-cevap bölümünün ardından hediye takdimiyle sona erdi.






