Gölcük Mahallesi’nde eski caminin hasarlı olması nedeniyle 2000’li yılların başında mahalle sakinleri bir araya gelerek yeni cami yapılması için girişimde bulundu. Dönemin muhtarı öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, aralarında 12 vatandaşın da bulunduğu bağışçılar, arazilerini sözlü rıza ile cami yapımı için tahsis etti. Mahallenin tek camisi kısa sürede tamamlanarak ibadete açıldı. Ancak geçen yıllar içinde bu bağışların tapu devrinin resmi olarak yapılmadığı, caminin bulunduğu alanın ise toplam 16 ayrı parselden oluştuğu ortaya çıktı. Bu parsellerden birinin belediyeye, birinin hazineye, birinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait olduğu, kalan parsellerin ise vatandaşlara ait olduğu belirtildi. Mahalleli cami alanının bir kısmını kapsayan icra rakibiyle şok oldu. Eski muhtarın yardım çağrısıyla konu kent gündemine taşınmıştı

İCRA TAKİBİ KALKTI
Diyanet-Sen Denizli Şube Başkanı Fettah Kahraman, cami ve cami avlusunda yer alan içme suyu sondaj kuyusunu kapsayan icra takibinin kaldırıldığını belirterek, borcun ödendiğine ilişkin belgeleri kamuoyuyla paylaştı.

FETTAH KAHRAMAN SÜRECİ ANLATTI
Diyanet-Sen Denizli Şube Başkanı Fettah Kahraman, icra sürecinin camiyle doğrudan ilgili bir borçtan değil, bağışçılardan birine ait şahsi bir mesele nedeniyle gündeme geldiğini vurguladı. Kahraman; “Bağışçılardan birinin sağlığında karıştığı bir olay sonrası, karşı tarafın sağlık giderleri sigorta şirketi tarafından karşılanmış. Daha sonra sigorta şirketi, rücu yoluyla icra takibi başlatmış. Borçlunun üzerinde cami arsasının bulunduğu parsel hissesi yer aldığı için icra işlemi bu taşınmaza yönelmiş” dedi. Kahraman, sürecin kamuoyuna yansımadan önce fark edildiğini belirterek, “Köy muhtarlığı devreye girerek sigorta şirketinin alacağını ödedi. Böylece icra kaldırıldı, satış işlemi tamamen durduruldu. Cami, cami avlusu ve vatandaşların içme suyu ihtiyacını karşıladığı sondaj kuyusu güvence altına alındı” dedi.

“KAMU YARARI SÖZ KONUSU, MAĞDURİYET OLUŞMADI”
Fettah Kahraman, olayın kamuoyunda farklı algılara yol açmaması adına sürecin doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, “Bu mesele kamuoyuna yansımadan önce çözüldü. Herhangi bir satış gerçekleşmedi, camiyle ilgili fiili bir mağduriyet oluşmadı. Ancak bu olay, geçmişte yapılan sözlü bağışların hukuki güvenceye alınmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi” ifadelerini kullandı.

KALICI ÇÖZÜM VURGUSU
Kahraman, benzer sorunların tekrar yaşanmaması için cami arsalarına ilişkin tapu ve mülkiyet işlemlerinin ilgili kurumlar tarafından netleştirilmesi gerektiğini vurgularken, mahalle sakinleri de cami ve çevresindeki alanların resmiyete kavuşturulmasını istiyor.





