Denizli Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula başlamanın çocuklar için önemli bir yaşam değişikliği olduğunu ifade etti. Bağçeli, çocuğun ailesinden ayrılması, yeni bir çevreye girmesi, farklı kurallara uyum sağlaması ve yeni ilişkiler kurmasının çeşitli duygusal tepkiler doğurabileceğini kaydetti. Bu süreçte belirli düzeyde kaygı yaşanmasının normal kabul edildiğini vurguladı.

3-157

Uzman Dr. Elif Burcu Bağçeli şu değerlendirmelerde bulundu: “Okula başlama döneminde belli bir düzeyde kaygı yaşanması normaldir. Ancak çocuklar kaygılarını her zaman ‘Korkuyorum’ şeklinde ifade etmeyebilirler. Okul kaygısı; okula gitmek istememe, gitmeyi reddetme ve bahaneler üretme, okul sabahlarında yoğun ağlama ve huzursuzluk, anne-babadan ayrılmak istememe, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler, uykuya dalmakta güçlük, içe kapanma şeklinde kendini gösterebilir. Okula gitmek istemiyorum diyen bir çocuğa ‘Bunda korkacak ne var?, herkes okula gidiyor, sen neden gitmiyorsun?’ gibi ifadeler kullanmak çocuğun yaşadığı duygunun anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine net ve kısa cümlelerle süreç anlatılmalı, anlatırken kaygılı bir tutumdan uzak durulmalı, çabayı takdir eden olumlu ifadeler kullanılmalıdır.”

AİLELERİN YAKLAŞIMI SÜRECİ NASIL ETKİLER

Ebeveynlerin okul sürecinde sakin, sabırlı ve tutarlı bir tutum sergilemesinin önemine değinen Dr. Elif Burcu Bağçeli, çocuklara okul hakkında yaşına uygun ve gerçekçi bilgiler verilmesi gerektiğini belirtti. Okul süreci başlamadan önce uyku ve uyanma rutinlerine kademeli geçiş yapılabileceğini, mümkünse okul binasının önceden gezilmesinin ve öğretmenle tanışmanın belirsizlik duygusunu azaltacağını ifade etti. Vedalaşmaların kısa, net ve güven verici olması, çocuğun attığı adımların fark edilip desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Bağçeli konuşmasında şunları aktardı: “Çocuğa okul hakkında yaşına uygun ve gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okul süreci başlamadan önce uyku-uyanma rutinlerine kademeli olarak geçiş yapılabilir. Mümkünse okul binasını önceden gezmek, öğretmenle tanışmak çocuğun belirsizlik duygusunu azaltacaktır. Vedalaşmalar ise kısa, net ve güven verici olmalıdır. Okula gitmesi, uyum sağlaması, arkadaş edinmesi gibi adımları fark edilip desteklenmelidir. İlk günlerde kısa süreli ağlama, anne-babadan ayrılmak istememe, sabahları huzursuzluk veya ‘Okula gitmek istemiyorum’ şeklindeki ifadelerin görülmesi ruhsal bozukluk olduğu anlamına gelmez. Burada önemli olan bu durumların giderek azalıp azalmadığı, belirtilerin şiddeti, süresi ve günlük işlevselliğini ne kadar etkilediği takip edilmelidir.”

UYUM SÜRECİ ZAMAN ALIR VE FARKLILIK GÖSTERİR

“Yetkililerden çözüm bekliyoruz”
“Yetkililerden çözüm bekliyoruz”
İçeriği Görüntüle

Dr. Elif Burcu Bağçeli, okula uyum sürecinin bir anda gerçekleşmediğini ve bir süreç olduğunu vurguladı. Çocukların bu süreci birbirinden farklı şekillerde yaşamalarının normal karşılanması gerektiğini kaydetti. Belirtilerin yoğun ve sürekli hale gelmesi ya da çocuğun işlevselliğini belirgin biçimde etkilemesi durumunda Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanına başvurulmasının önemini belirterek sözlerini tamamladı.