Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, serviks (rahim ağzı) kanserinin büyük ölçüde önlenebilir ve erken tanı ile tamamen tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, farkındalık ve tarama programlarının yetersizliği nedeniyle halen önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.

“Serviks Kanseri Kadınlarda Dördüncü Sırada”

Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türleri incelendiğinde, ilk on kanserin üç tanesini jinekolojik kanserler oluşturmaktadır. Serviks kanseri kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olarak yer alırken, rahim kanseri altıncı, yumurtalık kanseri ise sekizinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ülkemizde her yıl yaklaşık 15 bin kadına yeni jinekolojik kanser tanısı konulmakta ve yaklaşık 4 bin 500 kadın bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.”

Whatsapp Image 2026 01 12 At 12.17.48 Pm

Hpv Enfeksiyonu En Önemli Neden

Serviks kanserinin, rahmin vajinaya açılan alt kısmındaki hücrelerin zamanla anormal değişiklikler göstermesi sonucu ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Gököz Doğu, dünya genelinde ortalama görülme yaşının 48 olduğunu söyledi. Hastalığın en önemli nedeninin Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu olduğuna dikkat çeken Doğu, “Toplumun yaklaşık yüzde 80 ila 90’ı yaşamlarının herhangi bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Bilinen yaklaşık 200 HPV türünün yalnızca 15’i yüksek risklidir. Ancak bu virüs, tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 5’inden sorumlu tutulmaktadır. HPV, serviks kanserinin yanı sıra baş-boyun, vajina, vulva, penis ve anüs kanserlerine de yol açabilmektedir” dedi.

“Belirti Vermeden İlerleyebilir”

Serviks kanserinin erken evrede çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini vurgulayan Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, kasık ve alt karın ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, ilişki sonrası vajinal kanama ile kötü kokulu veya kanlı vajinal akıntıların mutlaka ciddiye alınması gerektiğini belirterek, bu şikâyetlerde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması çağrısında bulundu.

Risk Grupları Ve Korunma Yolları

Özellikle 30 yaş üzerinde tedavi edilmemiş HPV enfeksiyonu olanlar, erken yaşta cinsel yaşama başlayanlar, çok sayıda doğum yapanlar, sigara kullananlar ve bağışıklık sistemi zayıflamış kadınların risk grubunda yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Gököz Doğu, korunma yollarını ise şöyle sıraladı:

“HPV aşısı, 9 yaşından itibaren hem kız hem de erkek çocuklarına uygulanabilmekte ve serviks kanserine karşı en güçlü koruma yöntemidir. Bunun yanı sıra düzenli HPV testi ve Pap smear taramaları ile kanser öncülü hücresel değişiklikler çok erken dönemde saptanabilmektedir. Bu testler basit, kısa sürede tamamlanan ve ağrısız işlemlerdir.”

“Serviks Kanseri Kader Değildir”

Servergazi Devlet Hastanesi’nde Sağlık Hizmetleri Genişletildi
Servergazi Devlet Hastanesi’nde Sağlık Hizmetleri Genişletildi
İçeriği Görüntüle

Serviks kanserine bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ının aşılama ve tarama programlarının yetersiz olduğu bölgelerde görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu, “Kadınlarımızın taramalarını ihmal etmemesi, ailelerin ise çocukları için HPV aşısını gündemlerine almaları büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki serviks kanseri kader değildir; HPV aşısı ve düzenli tarama programları ile önlenebilir bir hastalıktır” ifadelerini kullandı.