Merkezefendi ilçesi Saraylar Mahallesi Sarayköy Caddesi’nde bulunan ve 156 dükkanın yer aldığı Tomaş İş Hanı’nda kentsel dönüşüm süreci nedeniyle anlaşmazlık yaşanıyor. Uzun yıllara dayanan geçmişi olan iş hanında projelendirilen ancak fiilen inşa edilmeyen 5 katın hisselerini toplayarak yüzde 75 ekseriyete ulaştığını öne süren bir şahsın kentsel dönüşüm kararı aldırdığı iddia ediliyor. Mülk sahipleri ve esnaf, durumun mülksüzleştirme girişimi olduğunu belirterek tepki gösterdi.

İŞ HANI’NDA ELEKTRİK VE SU KESİLDİ
İş hanında iki ayrı dava süreci devam ediyor ve 12 Kasım’a duruşma günü verildi. Mahkeme tarafından görevlendirilen 5 kişilik bilirkişi heyetinin binadaki inceleme çalışmaları henüz tamamlanmadı. Buna rağmen iş hanına gelen ekipler, kolluk kuvvetleri nezaretinde elektrik ve suyu kesti. Dükkan sahipleri, hukuki süreç sonuçlanmadan yapılan bu müdahalenin usulsüz olduğunu dile getirdi.

MÜLK SAHİPLERİ USULSÜZLÜK İDDİASINDA BULUNDU
İş hanı mülk sahiplerinden Aytaç Ünal, devam eden dava sürecine ve tamamlanamayan bilirkişi raporuna dikkat çekti. Ünal, “İş hanımız hakkında yıkım kararı var. Devam eden iki mahkememiz var. Bu devam eden mahkemeler neticesinde yıkımın uygulanması gerekiyordu. Bugün kolluk kuvvetleri vasıtasıyla ekipler elektrik ve suyu kesmeye gelmiştir. Fakat kanunen, mahkeme devam ederken bu işlerin yapılması bize göre usulsüzdür. Burada 5 tane bilirkişi şu anda çalışmalarına devam etmektedir. 12 Kasım’da mahkememiz var. Bilirkişi arkadaşlarımız bu mahkemeye raporlarını sunmak için çalışmaktadır. Fakat bina yıkılma aşamasına geldiği takdirde bu bilirkişi arkadaşlarımız görevlerini yapamayacaklardır. Yani buradaki olay, bilirkişilerin görevlerini yapmasını engellemek dahi olabilir” dedi.
ESNAF HAKLARININ GÖZETİLMESİNİ İSTİYOR
İş hanında projelendirilen ancak yapılmayan katlar üzerinden ekseriyet sağlandığını belirten esnaf ve mülk sahibi Erhan Aydın da görüşlerini aktardı. Aydın, “Şu an burada iki gün dükkanı kapalı kalıp da evine ekmek götüremeyecek insanlar var. Bunun bu şekilde yapılması ne kadar doğru? Biz mağduruz, mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz. Bize ‘Hisse ekseriyetini ben aldım. Yüzde 75’ini ben aldım’ diyerek mülksüzleştirmeye çalışıyorlar. Yani bu çok yanlış bir durum ama biz bu durumdan bir türlü çıkamadık. Bina yıkıldıktan sonra bu arkadaşlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üzerinden arsa paylarımızı rayiç bedel üzerinden hesaplarımıza yatırarak bizi mülksüzleştirecekler. Benim şu an buradaki ön cephedeki dükkanım ile 9. kattaki dükkan eğer eş değerse ben konuşmuyorum, o zaman hiç yorum yapmayalım. Şerefiye bedeli diye bir şey var yani burada. Kalkıp da benim bu ön dükkandaki şerefiye bedelimle 5. kattaki şerefiye bedelini eğer bir tutacaklarsa biz konuşmayalım daha iyi. Şu an burada 156 dükkan var ama maalesef ki yapılmayan 5 katın hissesini adına geçirip ‘yüzde 75’i benimdir’ demeye cüret gösteren bir adamla karşı karşıyayız maalesef. Ben burayı alırken dükkan diye satın aldım. Tapuda ‘asma katlı dükkan’ diye yazıyor ama yıkıldıktan sonra maalesef ki arsa payı olarak görünecek tapuda. Benim dükkanım yok sayılacak. Biz yenilenmesinden tarafız ama haklarımız gözetilerek. Benim hakkım verilsin ben imzayı atarım. Bana şu an gelse, dese ki: ‘Ben senin ön cephedeki dükkanını teslim edeceğim’, ben imza atarım. Ama öyle bir şey denilmiyor. Sözlü şekilde ve dilekçelerle ‘İşte biz buraya farklı bir proje düşünüyoruz’ diyorlar. Bizi yok sayıyorlar. Tek derdimiz bizi mülksüzleştirmemeleri” ifadelerini kullandı.






