Uzun ışıl ışıl gökdelenler, açıklanan şık istatistiksel veriler, TV’de dönen rengarenk magazin sayfaları bunlar bir ekonominin hangi yönde seyrettiğini işaret verebilir. Bir iktisatçı olarak elbette rakamların doğruluğuna güvenmek zorundayız.

Ancak aynı zamanda görmek ve bakmak arasındaki farkı iyi bilen biri olarak soğuk ve duygusuz tabloların bir yere kadar anlamlı olduğuna inanıyorum.

Büyük bir çınar ağacının altında kaldırım taşının üzerinde konuşlanmış büyük demir çöp tenekesi esas noktamız. Bu çöp tenekesine 24 saat içinde çöp atan insandan çok onun içini karıştırıp oradan para kazanmaya çalışan insan daha fazla. Kime hurda arabasıyla, kimi elektrikli motosikletle, kimi pazar arabasıyla kimi de yürüyerek gelip bu meşhur çöp kutusunu ziyaret ediyor.

Bu durum o ülke için, büyümenin kapsayıcı olmadığını bir göstergesidir. Gerçek kalkınma daha çok çöp üretebilmek değil hiçbir vatandaşın o çöpten rızık aramaya çalışmamasıdır. Bu durumu en iyi anlatan Gini katsayısıdır.

Çin kart sayısı bir ülkedeki gelir ve servet dağılımının ne kadar adil olduğunu gösteren sıfırla bir arasında matematiksel bir sayıdır. Sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı eşitlenir. Yani benim deyiminle o çöpe uzanan eller sıfıra yaklaştıkça sosyal adalet ve ekonomik düzen sağlanmış demektir.