Kadın olmanın susmakla sınandığı tarihlerde, konuşma cesaretini göstererek aynı zamanda fikir üreten,tartışan ve eleştiren kadın olmak zordu. Bunlardan biri de tarihe değil de tartışmaların ortasında anımsanan bir kadın olan Aspasia’ydı.
Aydın civarında doğan Aspasia küçük yaşta Atina’ya geldi. Sokrates’in fikir ortağı olarak sohbetleri kayda alınırken, aynı zamanda ahlaksızlıkla suçlanarak dinsiz damgası yemiştir.
Kadınlar günü bu yüzdendir ki hak, eşitlik ve emek düzleminde birleşir. Toplum, yüzyıllardır yumuşak, uyumlu olmasını ve geri planda kalmasını salık verdi ona halbuki. Ama Carl Jung’ın doktrinlerindeki gibi kadın kendi kararlarını almadan, kendini bulmadan , kendi zihinsel gücünü keşfetmeden ruhsal olarak ta tamamlanamaz. Bu demek oluyor ki bir kadının sadece eş ve anne olmaması için kendi öznesi olması için, gücünü bastırmadan, sezgilerini korkusuzca kullanarak yaratıcı ve özünde olması gerektiği gibi üretken olabilmelidir.
Kız çocuklarının “ben yapabilirim”diyebilmesi için toplumsal dönüşümün sadece kadınların çabaları ile değil tam tersine erkeklerin gönüllü çabaları ile gerçekleştirmesi bir zorunluluktur.
Eşit işe eşit ücret bu değişimin öncüsü olacaktır. Fırsat eşitliği, erken yaşta toplumsal cinsiyet farkındalığı eğitimleri, şiddetle mücadelede atılacak ciddi önlemler, kadınlar gününün çiçek gününden öteye gitmesine yardımcı olacak. Aynı zamanda mücadelelerin kollektif yapılabilmesi ihtimali de dünyayı, kadınların susmasına gerek olmayan bir dünya haline getirecektir.