MÖ 279 yılının bir akşamında, Askulum Ovası'nı sis kaplamıştı. Savaş sona ererken Roma ordusu geri çekilmekteydi. Epir Kralı Pirus, savaş meydanında diz çökmüş, kılıcına yaslanıyordu. Kâğıt üzerinde zafer Pirus'undu. Kendisini tebrik etmek için yanına koşan generalleri sevinç içindeydi.

“Kralım, Roma'yı bir kez daha dize getirdiniz! Muazzam bir zafer bu!”

Pirus başını yavaşça kaldırdı. Gözleri sevinçle parıldayan generallerine değil, savaş meydanında yatan deneyimli komutanlarına, sadık askerlerine ve yaralı savaş fillerine takıldı. Roma'yı yenmişti ama bu zafer uğruna ordusunun en değerli unsurlarını kaybetmişti.

Üstelik Roma, geniş topraklarından hızlıca yeni askerler toplayabilir, ordusunu yeniden kurabilirdi. Pirus'un ise kaybettiklerinin yerini doldurması için daha fazla zamana, akla ve paraya ihtiyacı vardı.

Generallerine döndü ve kendisine atfedilen, yüzyıllar boyunca hatırlanacak o sözleri söyledi:

“Romalılara karşı bir zafer daha kazanırsak tamamen mahvolacağız.”

Kaybettiğimiz Trabzonspor maçından sonra “Hasta La Victoria Siempre” yani kazanana kadar mücadeleye devam diye bitirmiştim yazımı. Takımımız o yazı üzerinden geçen 16 günde 3 FIBA Europe Cup ve 2 Basketbol Süper Ligi karşılaşmasına çıktı ve sadece bir galibiyet alabildi. O da deplasmanda Geneve karşısında. Azerbaycan deplasmanı kalp kırıcıydı, Türk Telekom deplasmanı ise hayal kırıklığı yaşattı bize. Hafta sonu oynadığımız Galatasaray ve dünkü Bakken Bears maçlarında ise ışığı gördük ama tünelin sonuna ulaşamadık.

6 Ekim’den düne kadar 29 gün içinde takımımız tam 9 karşılaşmaya çıktı. Bunların 5’i deplasmandaydı. İstanbul, Lizbon, Cenevre, Ankara ve Bakü… Tahminen 10 bin km’den fazla yol, uzun süren uçak yolculukları, havalimanı bağlantıları, otobüslerde geçen zaman, konaklama ve daha fazlası. Bu takvimde muhtemelen şut antrenmanları haricinde takıma maçlara hazırlanmak için sadece maç toplantıları kalmış olabilir.

Bu yoğun takvimi hangi rotasyonla geçirdiğimize de bir bakmakta fayda var. 9 maçta en çok süre alan 4 oyuncumuz Mahir, Meeks, Bailey ve Ivey. Dört oyuncumuz yaklaşık 975 dakika parkede kalmışlar. Meeks’in ortalaması 30 dakika üzerinde. 3 gün önceki Galatasaray maçında da dün de 34 dakika boyunca oyunda kalmış. Mahir ve Meeks dünkü karşılaşmada bence geri koşmakta çok zorlandılar. Yükü biraz daha paylaştırmamız oyuncularımızın sağlıklı kalabilmesi adına çok önemli.

Bu sürede beklediğimiz hücum katkısını alamadığımız oyuncuların başında Mustapha Amzil geliyor. Amzil süre aldığı maçlarda ortalama 15 dakika civarında parkede kalmış ancak maç başı takıma sadece 2,8 sayı katkı verebilmiş. İşin savunma kısmında da pek öne çıktığını söyleyemiyoruz. Bu maçlarda toplam 30 ribaund alıp 2 de top çalmış. Salonda kendisine verilen desteğin biraz azaldığını hissedebiliyoruz. Benden söylemesi.

Rotasyonun yeni ve güçlü adayı ise Jonathan Dunn. Sezon başında kısıtlı süreler alan skorer guard Türk Telekom deplasmanı ve sonrası takımın rotasyonunda önemli dakikalar bulmaya başladı. Özellikle son üç Avrupa maçında yakaladığı 23,3 sayı ortalamasıyla Koça ve ekibine önemli bir skor opsiyonu olacağını da gösterdi. Dunn’a sakatlıktan dönecek olan Ty Brewer’in de katılmasını dört gözle bekliyoruz.

Bir de yeni transferimiz Ausar’a bakalım. NCAA istatistikleri, mevcut pota altı oyuncularımızdan farklı bir profille karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Geçen sezon maç başına 7’den fazla serbest atış kullanan ve 2,4 hücum ribaundu alan Ausar, pota altında eksikliğini hissettiğimiz mücadele gücünü de artırabilir. Daha fazla çizgiye gitmemiz, takımın maç içinde kısa da olsa nefeslenmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte maç başına 2’nin üzerindeki top kaybı, kenar yönetiminin üzerinde durması gereken önemli bir zaaf olarak karşımıza çıkıyor.

Son iki maçta parkede değil ama salonda çok önemli bir eksiğimiz de Sayın Şeniz Doğan’dı. Bir hukukçu değilim ama tutukluluğun tedbiri aşmamasını temenni ediyorum. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, tüm herkesin hakkı olan adil ve hızlı yargılanma sonrasında kendisini aramızda görmek istiyorum.

Ezcümle, kazanılacak zaferler ağır yenilgilere yol açıyorsa ya da açacaksa bu zaferleri elde etme biçiminizi gözden geçirmenizde fayda var. Sezon başında rotasyonumuz konusunda şüpheleri olan çok sayıda taraftarımız vardı ve oyuncu süre ve katkılarına bakınca haklı olup olmadıklarını size bırakmak istiyorum. Bu takım kentimize çok şey katıyor ve katmaya devam edecektir. Biz taraftarlar olarak takıma sahip çıkmaya devam edelim. Unutmayalım, aradan 2300 yıl geçti ama kazandıklarından çok kaybettikleriyle hatırlanan zaferlerin adı hâlâ aynı: Pirus Zaferi.

.