Bazen bir karar sadece bir karar değildir. Bazen oylanan bir madde, yalnızca meclis tutanaklarına değil; bir çocuğun okul çantasına, bir annenin gözyaşına, bir babanın iç çekişine yazılır. Tıpkı Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Temmuz ayı oturumunda olduğu gibi…

O gün meclis salonunda siyaset bir adım geri durdu, çocukların geleceği bir adım öne çıktı. CHP, AK Parti, MHP, Yeniden Refah Partisi… Farklı siyasi çizgilerden gelen tüm meclis üyelerinin elleri aynı anda kalktı. Eğitim için, yarınlarımız için, eşitlik ve umut için. Oy birliğiyle alınan her karar, imkanları kısıtlı ailelerin yüreğine bir huzur, o çocukların kalbine sessiz bir mutluluk bıraktı.

Eğitim için, çocuklar için ailelerin yüreğine su serpmek için alınan kararlar alkışı hak ediyor. O anlara şahitlik eden, gazeteci meslektaşlarımın ve şahsımın duygularını da tarif etmek gerçekten zor…

İlk adım…
ilkokul 1. ve 2. sınıf öğrencilerine yönelik beslenme desteğiydi. Düşünün ki bir çocuğun öğle vakti beslenme çantasını açarken yaşayacağı mahcubiyet, sessizce öteye çekilmesi, artık yerini bir sandviçin kokusuna, bir elmanın parlaklığına bırakacak. Her gün binlerce çocuk artık okulda aç kalmayacak. Bu sadece bir sosyal yardım değil, bir vicdan seferberliğidir.

Pamukkale ve Merkezefendi’deki lise öğrencilerine tanınacak aylık 44 binişlik ulaşım kartı da bu zincirin bir halkası. Eğitim, yalnızca okul kapısının içinde değil; o kapıya ulaşabilme gücünde saklıdır. Bir ailenin aylık ulaşım yükünü hafifleten bu karar, aynı zamanda çocukların derslerine daha zamanında, daha güvenli varmasını sağlayacak.

İlkokul 1. sınıfa başlayacak ve aile gelir durumu iki asgari ücreti aşmayan çocuklara kırtasiye yardımı yapılacak. Yardım, öğrencilerin eğitim hayatına eksiksiz başlamalarını sağlamak için düzenlenecek. Çantadan kaleme kadar temel okul malzemelerini kapsayan destek, yeni eğitim döneminin başında öğrencilere ulaştırılacak.

TÜBİTAK tarafından yayımlanan “Bilim Çocuk” dergisine yapılacak 1.000 abonelik desteği, bilimsel düşünme becerilerinin tohumlarını daha küçük yaşta çocukların zihnine bırakacak. Kitapla, dergiyle tanışan bir çocuk; dünyayı tanımaya başlar. O sayfalarda sadece bilgi değil, hayal gücü, öğrenme arzusu ve kendini aşma cesareti vardır.

Ortaokul 5. sınıftan lise son sınıfa kadar öğrenim gören, gelir durumu uygun 5.000 öğrenciye çevrim içi eğitim platformlarına ücretsiz abonelik desteği verilecek. Bu destek, özellikle sınavlara hazırlanan öğrenciler için sadece bir internet erişimi değil, bir yol haritası, bir destek eli anlamı taşıyor.

Kuşkusuz alınan kararlar, sosyal belediyeciliğin sahaya dokunan en anlamlı örnekleri arasında yer aldı. Ancak bu kararların tek başına yeterli olmadığını görmek gerekiyor.
Yardımın ulaştığı çocuk sayısı kadar, gerçekten ihtiyaç sahibine ulaşması da hassasiyet gerektiriyor.
Üstelik bu kararlar, yalnızca 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için değil; gelecek yıllar için de kurumsal bir zemine oturtulması, destek alanının tüm ilkokullara ulaşması gerçekten çok elzem…Çünkü çocukların ihtiyacı mevsimlik değil, süreklidir. Kalıcı çözümler, dönemsel yardımların önüne geçmeli.

Ve gelelim o özel, özlenen atmosfere!

Denizli’de siyasi çekişme ve rekabetin sessizliğe büründüğü O AN…

Belki de bu kararların en kıymetli yanı; içeriğinden önce alınış biçimindeydi. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde farklı görüşlerdeki siyasi partiler, bu kez aynı cümlede birleşti: “Çocuklar için varız.”
Sert tartışmaların, derin ayrılıkların zaman zaman manşetlere taşındığı meclis oturumlarının aksine; bu kez umut manşete çıktı.
Bu kez eller birbirine karşı değil, birlikte kalktı.
Çünkü çocukların karnı açken, defteri yokken, yol parası bulunmazken; hiçbir siyasi iddianın anlamı kalmıyordu.

O gün meclisteki tüm üyeler bunu hissetti. O yüzden bu kararlar, sadece belediyenin değil, tüm meclis üyelerinin ortak iradesiyle alınmış birer vicdan kararıdır.

Ve bu kararlar, bir imzanın çok daha ötesinde; bir çocuğun defterinde açılan ilk sayfa, bir annenin içini rahatlatan ilk akşam yemeği, bir babanın cümle kurmadan duyduğu en derin teşekkürdür.

Kalem, defter, bir öğün yemek, birkaç otobüs bileti…
‘Belki büyük şeyler değil’ diye düşünebiliriz!
Ama bir çocuğun hayatında fark yaratacak kadar güçlü şeyler.
Ve o güç, o gün o meclis salonunda, siyaset kimliğini bir kenara bırakıp insanlık sorumluluğunda buluşan eller sayesinde doğdu.